Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği'nin Çeşme Sheraton Otel'de düzenlediği 11. Geleneksel Sempozuyumu'nun konusu 'Digital Çağda Eğitimde Fırsatlar ve Sorumluluklarımız' konulu sempozyumda Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Cem Gülan, özel okullarda eğitim gören 494 bin 887 öğrenci için tablet bilgisayar istedi. Gülan, tüm dünyanın Fatih projesini konuştuğunu belirterek, "Kendimize bir şey istemiyoruz. T.C vatandaşlarının eşit haktan yararlanması için özel okul öğrencilerine de tablet PC verilmesini istiyoruz" dedi.
Gülan, sadece özel okulda okudukları için bu öğrencilerin tabletlerden mahrum bırakılmaması gerektiğini belirterek, "Bizim velilerimiz banka kredisi alıp okul taksitlerini ödüyor. Devlette çocuğunu okutan bazı veliler banka kredisi alıp lüks tüketim alıyor, çocuklarının yükünü devlete veriyor. Özel okulların kar amacı güden kurumlar olduğu zengin okulları olduğu inancı yaygın. Bu yanlış" diye konuştu.
755 katılımcı, 14'ü Türk, 26 konuşmacı, 56 firma ve 150 misafirin katıldığı sempozyumda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Cem Gülan, yüzde 3 olan özel okulların okullaşma oranının da önce yüzde 5'e sonra yüzde 10'a çıkarılması için teşvik talep etti.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, konuşmasında Cem Gülan'ın talep ettiği "özel okul öğrencilerine de tablet bilgisayar" talebine yanıt vermek yerine özel okulların teşvik edileceğini vurguladı.
Katı statik eğitimden vazgeçilmeli
Bakan Dinçer, 21. yüzyıla damgasını vuracak, ilerleyen yıllarda önemi gidecek artacak en önemli ögenin bilgisayar olacağını açıkladı. Dinçer, Amerikalı sosyolog Richard Sennet’in, günümüzde en az iki yıllık üniversite eğitimi alan bir gencin yaşamı boyunca 11 defa iş değiştireceğini, 40 yılık sürede en az üç defa temel becerilerini yenilemeye hazır olması gerektiğini yönündeki sözlerini hatırlatarak, "Katı ve statik olan eğitim sistemi toplumu uluslararası rekabette nerede tutacak?" diye sordu.
Dinçer, 9 yıllık sürede 8 derslikli tüm okullarda 29 bin 428 okulda bilişim teknolji sınıfı kurulduğunu, okullara 900 bin bilgisayar gönderildiğini hatırlatarak, "Aldığımzı bilgisayarları okullara göndermeden pek çoğunun modeli eskiyor. Uzun ve yoğun uğraşı sonucunda bütün ortaöğretim kurumlarında yüzde 100, ilköğretimde yüzde 98 oranında internet bağlantısı var" dedi.
Dinçer, "Eğitimde fırsat eşitliği ve kalitenin yükselmesi çin katkı sağlayan sürece yeni ivme kazandıracak ,ülkemizi bilgi çağının güçlü aktörü olacak dev adımın eşiğindeyiz. Fatih Projesi ile bilişim teknoloji araçlarını öğrenme, öğretmede daha etkili kullanacağız" dedi.
Şubat ayında pilot uygulaması başlayacak Fatih Projesi'nin eğitimde kalite yükseltip, fırsat eşitliği sağlayacağını vurgulayarak, dört yıllık sürede tüm temel eğitim ve ortaöğretimde çocuklar ve öğretmenlerin bilgisayar okur yazarı haline geleceğini söyledi. Projenin olumlu ve olumsuz sonuçlarını tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tartışıldığını dile getiren Dinçer, projenin akıllı tahta, internet bağlantısı, tablet ve e içerik olmak üzere 4 ana ögeden oluştuğunu belirtti.
Akıllı tahtalar gelenekselleştirildi
Akıllı tahtaların Türkiye'ye özgü modern ve geleneksel teknikle donandığını anlatan Dinçer, "Akıllı tahta olarak tarif edilen dünyadaki modellerde tereddütler yaşadığını gördük. Sadece projeksiyonla yansıtılan sunular ilköğretim çocuklarının öğrenmelerinde tereddütler taşıdığı tartışılıyordu. Biz de bu vesileyle modern teknikle geleneksel yöntemi ikame yerine ikisini yan yana kullanmayı tercih ettik. Akıllı tahtada dokunmatik ekran internet olduğu gibi geleneksel yöntemin kullanıldığı tebeşir de yer alıyor" dedi. Projede güvenilir sürdürülebilir internet hizmeti sunulması için geniş bantta hızlı yapıda her sınıfta 10mb hız öngördüklerini söyleyen Bakan Dinçer, tablet ve tahtalara aktarılacak e-içeriklerin de sadece PDF formatından ibaret olmadığını video, animasyon ve grafiklerle zenginleşitirildiğini belirtti. Dinçer, "Ama bu bile yetmez. Öğretmenle öğrenci karşılıklı etkileşim içinde olabilmeli. 9. sınıfların Z kitapları büyük oranda hazırlandı. Eylül'e kadar 10, 11, ve 12. sınıfların e-içerikleri tamamlanacak" diye konuştu.
Dinçer, şöyle konuştu: "Hayatımızı kolaylaştıran sayısız fırsatlar açan bilişim teknolojileri kazandırdıkları kadar kaybettikleri üzerinde daha fazla düşünüp çözüm üretmeliyiz. Sevgi, barış, hoşgörü yardımlaşma dürüstülk ,topumsal sorumluk gibi değerleri de çocuklara kazındırmazsak bilgi ve beceriler kadar ahlak ve insanlık kadar donatamazsak başarıdan söz edemeyiz. Maddi gelişim ile manevi gelişim arasında mesafenin aralanmaması gerekir. Bu ikiliyle yürürsek geleceği umutla bakma imkanımız olacak"
Özel okullaşma arttı
Özel okullarda 2002-2003 yılında 223 bin olmasına rağmen bugün bu sayının 494 bin 887'ye ulaştığını söyleyen Bakan Dinçer, 9 yılda öğrenci sayısının yüzde 124 arttığını vurgulayarak, bu öğrencilere 60 bin öğretmenin eğitim verdiğini anlatarak, "Aynı sayıdaki öğrenciye devlette 22 bin öğretmen hizmet veriyor" dedi.
Özel okullarda Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu yurtlarındaki çocuklara kontenjan tanınmasına “şükran borçluyuz” diyen Bakan Dinçer, "Desteklerin devamını talep ediyoruz" diye konuştu.
Özel okullaşma artması için 3 Kez teşvikte bulunduk
Özel okullarda okullaşma oranının artması için 3 kez girişimde bulunduklarını ancak bunların engellendiğini söyleyen Dinçer, "Kalkınma, Ekonomi ve Maliye Bakanı ile özel öğretimin teşviki ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Özellikle eğitimde özel sektörün payını arttırmak ve eğitim alt yapısını daha hızlı çözmek için iki farklı yöntem kullanacağız. Birincisi okul kiralama diğeri kamu ve özel yatırım ortaklığı" dedi.
Dinçer, teşviklerle ilgili şu açıklamayı yaptı:
"Okul kiralama yöntemi şöyle: Özellikle büyükşehirlerde kamulaştırma bedeli ödenemediği ya da miras problemi nedeniyle boş kalan arsalara eğitim yatırımı yapamıyoruz. Bu tip yerlerde arsa sahibi ya da özel okul sahibinin okul yapması ve bize kiralamasını öngören düzenleme yapıyoruz.
Kamu ve özel yatırım ortaklığını da harekete geçireceğiz. Bütün arsaları yatırım sahibine, işverene verecek o yerlerde bütün okulların yapıldığı, iç donanımın sağlandığı yıllık eğitim hizmetleri sunulduğu (kantin, güvenlik i boya badana gibi ) hem bina, hem de eğitim hizmetlerinin verildiği bedelini bizim ödediğimiz modeli ortaya koyacağız. Devlet bütçesi ve hayırsever yardımı yanında kiralama ile kamu ve özel yatırım ortaklığı projelerini yakında sizlere duyuracağız. "
Teknolojik, esnek ve hızlı bakanlık
Bakanlığın yeniden yapılandırma çalışmalarını ortaya koyduktan sonra hızla eğitimin niteliği ve kalitesini yükseltmeye yönelik daha küçük ve esnek yapıya kavuştuğunu anlatan Dinçer, iki yıl sonraki bakanlığın nasıl çalışacağını da şu sözlerle anlattı:
"Bakanlığı yeniden yapılandırarak önemli bir atılımı gerçekleştirdik. Bakanlık şayet kendisi kendi niteliği ve standartlarını, eğitim sistemi kalitesini yükseltmeli. Yeni vizyon daha küçük ve esnek yapıya kavuştu. 35 genel müdür 320 yönetici kadrosundan 80 yöneticili formaliteleri azaltan esnek hızlı karar veren yapıya kavuşmaya çalışıyoruz. İddiamız var. 2 yıl sonra Türkiye de dijital teknolojiyi en iyi kullanan, kağıt yerine her türlü kararı bilişim ortamında verecek ilgil taraflarla saniyeye dayalı iletişim mekanizmaları oluşturacak, Türkiye’nin çehresi bütünüyle değişmiş artık sizlerin de tanıyamayacağı Bakanlık olarak karşınızı çıkacağız."
Özel sektörle olan ilişkilerde hukuki mevzuatları düzenleyecek çalışmalar yaptıklarını söyleyen Bakan Dinçer, bu konuda birçok proje ekibi kurulduğunu belirtti.
Dinçer, özel öğretim kurumları yönetmeliğini teke düşüreceklerini, bu konuda görüşleri beklediklerini , özel okulların eğitimdeki payının arttırılacağını, eğitimde kaliteyi arttıracak yatırmlara yer verileceğini vurgulayarak şöyle konuştu:
"Yaşam kalitesinin yüksek olması eğitimle ilgili. Dar kalıplar içinde sıkışmış eğitim sistemine yönelik ik anlayışları değiştirip bilgi ve kabiliyetle donanımış çocuklar yetiştirmek gerekiyor. 2023 en iyi ekonomisi olan ülke için en iyi eğitim şart."
26.01.2012