Y. Erkan Atalay - Dünya Gençlik Kamp Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı

Spor yapmaya ne zamanları ne de yerleri var

Günümüzde eğitim bir yarış haline döndü. Öğrencilerin önünde sürekli zorlu sınavlar var. Bizim zamanımızda eğitimdeki yarış bu kadar sert değildi. Bizlerin sokakta oynamaya vakti vardı. Şimdi ise çocuklarımızın mahalle arkadaşlıklıklarının yerine internet, msn, facebook arkadaşlıkları aldı. Spor yapmaya ne zamanları var ne de yapabilecek yerleri. Hele hele farklı spor dallarıyla tanışmaya imkanları yok derecesinde az.

Bu problemler sadece bizim ülkemizin değil, tüm gelişmiş ülkelerin çocuklarının ortak sıkıntısı. Avrupa, ABD ve Kanada gibi gelişmiş ülkelerde öğrenciler, yaz tatillerinde mutlaka yaz kamplarına katılırlar. Gelişmiş ülkelerde devlet ailleri kamplar konusunda eğitir. Hatta kamp organizasyonlarını da destekler. Oralarda kamplar eğitimin değişilmez parçasıdır. Okulun eksik kalan yanını kamplar tamamlıyor. Gençlerimiz kamplarda grup bilincini öğreniyor, ortak hareket etme becerilerini geliştiriyorlar. Farklı şehirlerden, farklı kültürlerden yaşıtlarıyla tanışıyorlar. Aile korumacılığı, olmadan kendi ayakları üzerinde durmayı öğreniyorlar. Bence en önemlisi de gönüllerince çocukluklarını yaşayıyorlar.

Bir kampın görevi sadece öğrencileri bir araya toplamak değil. Her kamp programının kendine has bir yapısı vardır. Genel prensip ise bir kamp programı oluşturmak ve bu programa göre hareket etmektir. Program dahilince öğrenciler kamplarda İngilizce eğitiminin yanında sportif, sosyal, kültürel faaliyetlerde bulunur. Ayrıca her gece animatörler eşliğinde eğlenceler, partiler, dans yarışmaları gibi organizasyonlar düzenlenir. Her çocuğun bir yeteneği vardır. Önemli olan o yeteneği bulup çıkarmak. Bazı öğrenciler spor konusunda, bazıları ise sosyal aktivitelerde başarılı oluyorlar.


Hem takım hem de bireysel sporlar var

Kamplarda basketbol, futbol, florbol, voleybol, paintbol gibi takım sporları; eskirim, okçuluk, taekwondo, badminton, kayak, snowboard, scuba diving (tüple dalış), sörf, yelkenli, kaya tırmanışı, halatla yatay geçiş, pilates, masa tenisi, dart, atıcılık, langırt, yüzme gibi bireysel sporları yapma fırsatı buluyorlar. Sosyal aktiviteler olarak da, drama, tiyatro ve el sanatları gibi öğrencinin yaratıcılığını geliştiren, kısa film çekimi gibi kampçılara grup bilincini yerleştiren, dans, şarkı, şiir yarışmaları gibi özgüven aşılıyıcı, duvar gazetesi gibi öğrenciyi düşünmeye ve yaratmaya sevk eden faaliyetleri sayabiliriz. Ayrıca bizim kamplarımızda kamp orkestrası dediğimiz bir gurubumuz var. Öğrencilerimize çeşitli müzik aletlerini (bateri, gitar, bas gitar vs.) çalmayı öğretiyorlar.

İlk eskirim sporuyla bizim kampımızda tanışıp ,Türkiye'de derecelere giren, İstanbul şampiyonu olan öğrencimiz var. Yine ilk defa kampımızda tüple dalış yapıp, deniz altına aşık olup profesyonel dalkıç olan kampçımız var. Tiyatro'yu kamplarda sevip, oyunculuğu seçen gençlerimiz var. Kayak kaymayı, sörf yapmayı öğrettiğimiz yüzlerce öğrencimiz var.

Güven duygusu veriyor

Kamptan, sporculuk bilincinden kazandıkları her olumlu yan, öğrencilerimizin okul, aile ve sosyal yaşamlarına bir artı puan olarak geçiyor. Sadece bu yaşlarda değil, ilerleyen yaşlarda kazandıkları özgüven ve sorumluluk duygusuyla iş hayatlarında da kampların faydalarını göreceklerdir. Kamp öncesi tek başına markete gidemeyen öğrenciler, kampta tanıştıkları farklı şehirdeki arkadaşlarının yanına gidebilecek, onlarda kalabilecek ve tek başına yolculuk yapabilecek kadar güven duygusuna sahip olabiliyorlar.

23.01.2012

Yorumlar

Yeni Yorum: