Okul başarısı çatışmaya neden olabilir
Anne babaların, çocuklarının okulda başarılı olduklarını görmek istemeleri doğal ve anlaşılır bir beklenti. Ancak okul başarısı, aile için en öncelikli ve belirgin konu haline geldiğinde, aile içinde çatışmalar yaşanmaya başlanabilir.
Aile ders başarısına çok önem verdiği için, çocuk anne babasının kendisine değer vermesinin yolunun derslerde başarılı olmaktan geçtiği çıkarımında bulunur ve dersler konusunda kaygı yaşamaya başlayabilir. Çocuk kendisini ancak derslerinde başarılı olduğunda iyi ve değerli, başarılı olamadığında ise kendini yetersiz ve değersiz hissedebilir. Baskının aşırı olduğu durumlarda, çocuk sınav kaygısı yaşamaya başlayabilir. Başarı beklentisinin çok yüksek olduğu aileler, genellikle sonuç odaklı bir bakış açısına sahiptir. Böyle durumlarda, ders konularının içeriği, çocuğun öğrenmekten keyif alması, bir proje için harcadığı emek ve hissettiği heyecan, arkadaşlarıyla takım halinde çalışması vb. gibi sürece ilişkin, eğitimin olmazsa olmazları önemini yitirir, sadece sınavlarda alınan notlar, sınıfta kaçıncı olunduğu ve karnedeki notlar öne çıkar. Bu aileler, çocuk beklediklerinden kötü bir karne getirdiğinde, yoğun bir hayal kırıklığı yaşayabilir. Ve bu hayal kırıklığı sonucunda, çocuğu suçlayabilir, etraflarındaki diğer çocuklar veya sınıfındaki arkadaşlarıyla kıyaslayabilir, öfkelerini dışa vurabilirler. Bu olumsuz davranışlar çocuğun utanç, suçluluk, yetersizlik ve değersizlik hissetmesine neden olur ve sorunları çözmektense, var olan sorunları daha derin ve çözümsüz hale getirir.
Karne yardımcı bir araç
Aileler, karnelere çocuklarının ilgilerini, iyi olduğu alanları ve geliştirilebilecek yönlerini gösteren yardımcı bir araç olarak bakma düşüncesini benimseyebilirse, sorunların büyük bir kısmı çözülmüş olacaktır. Çocuğunuzun derslerinde belirgin bir performans düşüklüğü varsa, öncelikle anne-baba-öğretmen üçlüsü olarak, bunun altında yatan sebepler sorgulanmalıdır. Örneğin, çocuğun performans düşüklüğü son dönemlerde mi arttı? Performansının düşük olduğu dersler hangileri ve ortak noktaları var mı? Çocuğun ders çalışma alışkanlığı nasıl? Okulda ders dinlemekle ilgili bir problem var mı? Aile olarak bu performans düşüklüğündeki rol ne olabilir? Ailenin hangi davranışları başarısızlığı pekiştiriyor? Bu sorgulama ile olası nedenler belirlendikten sonra, bunların nasıl düzeltilebileceği konusunda çözümler üretilmeli. Bu performans düşüklüğü konusunda, çocuğun da fikrinin sorulması ve çocuğun çözüm önerilerinin dikkate alınması önemli. Çocuğa fikri sorulurken, ailenin çocuğun performans düşüklüğünün düzebileceğine dair umutlarının olduğunu, çocuğa güvendiklerini, onun düşüncelerini önemsediklerini ve bu konuda kendisine yardımcı olmayı istediklerini hissettirmeleri işbirliğini arttırır.
Çocuğunuz oldukça iyi bir karne getirmişse, onun bu başarısının farkında olduğunuzu ve onunla gurur duyduğunuzu göstermenin, çocuğunuz için çok önemli olduğunu unutmayın. Motivasyonun en önemli bileşenlerinden biri, emeğinizin olumlu sonuçlarını görmektir. Çocuğunuzun sizin tarafınızdan takdir edildiğini ve onunla gurur duyulduğunu görmesi, ona alacağınız pahalı bir hediyeden daha değerlidir.
Sömestr öncelikle eğlenmek, dinlenmek için fırsat
Çocuğunuzun başarı durumu ne olursa olsun, sömestr tatili çocukların dinlenmeleri, eğlenmeleri, okul döneminde vakit ayırmadıkları aktiviteleri gerçekleştirebilmeleri için bir fırsattır. Ders performansları düşük olan öğrenciler için de sömestr tatili, yeni okul dönemine farklı bir başlangıç yapabilmek için bir zaman aralığı sunar. Ders performansları düşük olan çocukların aileleri, sömestr tatilini, ders konusunda eksikleri kapatmak için bir fırsat olarak görüp, tatil döneminde çocuğa ders çalışması için baskı yapabiliyorlar. Aileler, tatili ders konusundaki eksikleri kapatmak için bir fırsat değil, öncelikli olarak çocuklarının dinlenmesi, hoş vakit geçirebilmesi için bir zaman olarak görmeli ve eğer ders konusunda bir takviye gerekiyorsa, bu takviye, çocuk için keyif verici diğer aktivitelere yeterince zaman ayrıldığından emin olduktan sonra ve ders çalışılacak saatleri veya konuları çocukla birlikte planlayarak yapılmalıdır. Birinci sınıfa yeni başlamış ve okumayı yeni sökmüş veya sökmek üzere olan çocuklar, sömestr tatilinde okumaya teşvik edilebilir. Okumayı keyifli bir aktivite haline getirmek için, çocuklarla birlikte kitap alışverişine çıkılabilir ve ailece beraber kitap okunabilir.
Tatilde uyku düzeni tamamen bozulmamalı
Yoğun okul dönemi esnasında yatış, kalkış, okula gidiş, yemek ve uyku saatleri oldukça belli olan çocuklar, sömestr tatilinde boş ve geniş bir zaman dilimiyle karşılaşırlar. Bazı çocuklar kendi zamanlarını dengeli bir şekilde düzenleyebilme becerisine sahip olsalar da, çoğu çocuk bunu yapmak için ailesinin desteğine ihtiyaç duyar. Aile desteği olmadığında, bu çocuklar bütün günlerini bilgisayar ve televizyon karşısında pasif bir şekilde geçirme eğilimindedirler. Aile, bu tatil döneminde, çocuğu arkadaşlarıyla zaman geçirmesi, spor ve sanat etkinliklerine yönelmesi konusunda destekleyebilirler. Ayrıca, tatil dönemi ailenin okul döneminde vakit darlığından ötürü birlikte gerçekleştiremediği aktiviteleri gerçekleştirebilmesi için de bir fırsattır.
Tatil döneminde çocukların uyku saatleri, okul dönemine göre biraz esnetilebilse de, uyku düzeninin tamamen bozulmamasına dikkat edilmeli. Tatil döneminde geç yatan, geç kalkan çocuklar, okul başladığında, okulun getirdiği düzene alışmakta zorlanabilirler.
Tüm ailelere mutlu, keyifli bir tatil dilerim.
23.01.2012