Üniversite yaşam görüşü kazandırır

İstanbul Kültür Üniversitesi’nin bölüm ve program içeriklerinde evrensel standartları hedeflediklerini belirten Prof. Dr. Dursun Koçer, öğrencilerine Erasmus ve İkili Anlaşmalar kapsamında bir yıl süre ile yurtdışında öğrenim olanağı da sunduklarını söylüyor.

Öğrencilerin, edindikleri bilgileri sahada da görebilmeleri için birim ve merkezlerin gelişimine büyük önem verdiklerini söyleyen İKÜ Rektörü Prof. Dr. Dursun Koçer, üniversite olarak sanayi işbirliklerine yönelik ağı da hızla geliştirdiklerini açıklıyor. Prof. Dr. Koçer, soruları şöyle yanıtlıyor:


Türkiye’deki üniversitelerin sayısının büyük bir hızla ve bu kadar artmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Hedeflerinin farkında, etik değerlerine bağlı, bireysel, toplumsal ve ülke gelişimini temel alan bir yaklaşımla açılan ilköğretimden üniversiteye- her eğitim kurumu bir gelişme ölçütü olarak değerlendirilebilir. Bu durumu üniversite bazında ele aldığımızda nitelikli akademik eğitim, uzmanlaşma kavramına bakış açısı, etik değerlere bağlılık gibi şartlar yerine getirildiği takdirde üniversite sayısındaki artış elbette son derece güzel bir gelişmedir. Ancak bir üniversiteyi üniversite yapan akademik eğitim kadrosu ve öğrencileridir. Nicelik arttıkça dünya standartlarında, alanına hakim bireyleri yetiştirecek akademisyenlerin istihdam edilip edilemeyeceği sorusu gündeme gelir. Çünkü ne yazık ki sosyal ve ekonomik koşullarımız nedeniyle beyin göçü dediğimiz realiteyi oluşturan grubun başında nitelikli araştırmacılarımız, bilim insanlarımız ve akademisyenlerimiz vardır. Bu nedenle asıl soru ve değerlendirilmesi gereken durum sayısı gitgide artan üniversitelerin, bilim insanlarımızı ve akademisyenlerimizi tekrar ülkemize kazandırıp kazandıramayacaklarıdır.


10 öğrenciye bir akademisyen düşüyor

İstanbul Kültür Üniversitesi’nin vakıf üniversiteleri kulvarındaki konumu hakkında neler söylemek istersiniz?

- Kültür Eğitim Vakfı’nın yarım asırlık eğitim geleneği üzerine yükselen İKÜ eğitimi yaşam boyu sürdürülmesi gereken bir etkinlik olarak ele alır. Bu noktada üniversiteye giriş sürecinden akademik kadrosuna, fiziki ve sosyal olanaklarından bölüm ve program içeriklerine kadar tüm noktalarını dengeli ve istikrarlı biçimde geliştirmeye özen gösterir. İKÜ’nün sosyal ve iş yaşamının merkezine yakın olmasını sağlayan konumu öğrencilere önemli avantajlar sağlıyor. Bunun yanı sıra 10 öğrenciye 1 akademisyenin destek vermesini sağlayan güçlü akademik kadrosu, üniversitemizin fark yaratan bir diğer yönüdür. Öğretim kadromuz ağırlıklı olarak tam zamanlı öğretim elemanlarımızdan oluşuyor. Öğrencilerimize lisans ve ön lisans eğitimlerinde edindikleri teorik bilgileri güçlendirmelerine olanak sağlayacak teknik donanımı, güncel bilim ve araştırma merkezlerine sahibiz. Bu olanak, öğrencilerinin edindiği her bilgiyi sahada kullanmaya yönelik refleksleri kazandırmak açısından son derece önemli olup mesleklerine hazırlanan gençlerin kullanımına daima açıktır. Üniversite ve sanayi işbirliği de bizim için çok önemli. Ayrıca onlara staj olanakları sunup, mezuniyet öncesi çalışma yaşamının da provasını yapma imkânı veriyoruz. Öğrenciyi mesleki olduğu kadar sosyal açıdan da geliştirmeyi hedefleyen İKÜ, öğrenci katılımına açık kültür ve sanat programlarıyla gençlerin vizyonlarına katkıda bulunuyor. Üniversite eğitimi kadar üniversiteye giriş sürecinin de sağlıklı işleyişine önem veriyoruz. Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen ‘Doğru Tercih’ projesi ve bu kapsamda geliştirilen eğitim alanındaki sosyal sorumluluk projeleriyle de farklı bir noktada konumlanıyoruz.


Üniversite-sanayi işbirliğini geliştiriyoruz


Özellikle uzmanlaştığınız ya da uzmanlaşmayı planladığınız bölümler var mı?

- Her bölüm ve programının alt yapısını geliştirmeye yönelik bir strateji ile hareket ediyoruz. Ancak gerek bölüm gerekse program içeriklerimizde fakülte ve MYO ayrımı yapmaksızın hepsinin içeriğini ve ders programlarını evrensel standartlara taşımak temel çabamız. Bunun yanı sıra öğrencilerimizin edindikleri bilgileri sahada da görebilmeleri için hem bünyemizdeki birim ve merkezlerimizi hem de üniversite-sanayi işbirliklerimizi geliştirmeye önem veriyoruz.


İstanbul Kültür Üniversitesi’nde hangi bölümler ve programlar var? Öğrencilerin en çok talep gösterdiği bölüm/alan hangisidir?


- İstanbul Kültür Üniversitesi olarak akademik eğitim alanında geleneği ve geleceği olan bölüm ve programlarımız mevcut. Daha ayrıntılı belirtmek gerekirse; Fen-Edebiyat, Hukuk, İktisadi ve İdari Bilimler, Mühendislik ve Mimarlık ile Sanat ve Tasarım olmak üzere 5 Fakültemizde 19 bölüm ve İşletmecilik ile Teknik Bilimler olmak üzere 2 Meslek Yüksekokulumuz 13 programımız var. Öğrenci adaylarımız diledikleri takdirde Fakülte ve meslek yüksekokullarının işleyişi, içeriği, akademik kadrosu vb. ayrıntıları gelişmelerin hızla aktarıldığı resmi web sitemiz www.iku.edu.tr’den öğrenebilecekleri gibi diledikleri takdirde yerleşkelerimizi de ziyaret edip, merak ettikleri soruları akademisyenlerimizden ve kurumsal iletişim birimimizden öğrenebilirler. Üniversitemizin kapısı bu noktada gelecek idealleri ile ilgili soruları olan tüm üniversite adaylarına açık. Üniversitemizde öğrencilerin talep gösterdiği alanlar ise son derece dengeli bir biçimde dağılmış durumda. Tek bir bölüm ya da programdan söz etmek bu noktada eksik bilgi vermek olur. Bizim temel hedefimiz bir bölümde ya da programda ekol olmak ve oraya rağbeti arttıracak stratejiler geliştirmek değil bunun yerine fotoğrafın bütününe odaklanarak Üniversitemizin her bölüm ve programını geliştirmeyi sağlamaktır.

Etkinliklerde öğrencilerimiz izleyici değil, aktif olarak görev yapıyorlar

Başarılı eğitmen kadronuzla birlikte, üniversite içinde sosyal programlarla öğrencilerinizi hayata hazırlıyorsunuz, bu programlardan ve öğrencilerinizin bu imkânları ne kadar değerlendirdiğinden söz edersek...


- Biz İKÜ olarak etkinliklerimizin stratejilerimizi; üniversitelerin, öğrencilerin yaşamını çok yönlü biçimde geliştirmeyi misyon edinen eğitimgelişim kurumları olduğu bilinciyle belirliyoruz. Üniversitemiz bünyesinde gerçekleştirilen etkinliklerde öğrencilerimiz izleyici ve katılımcı olarak iki ayrı rol üstlenebiliyorlar. Hayata hazırlama misyonunun ancak bu sayede gelişebileceğini ve geliştirilebileceğini düşünüyoruz. Bu açıdan baktığımızda öğrencilerimizin her iki rolü de başarıyla üstlendiklerini ve katılımda yüksek bir motivasyona sahip olduklarını söyleyebiliriz. Elbette akademik eğitimin oryantasyon süreci diyebileceğimiz 1. sınıfta ve yaşama atılmak için geriye sayımın başladığı son sınıflarda bu katılımı bazen çok yoğun olmayabilir. Ancak yine de kendilerine sunulan imkanları değerlendirmek ve kendilerini geliştirmek konusunda bilinci güçlü bir öğrenci profiline sahip olduğumuzu İKÜ adına rahatlıkla söyleyebilirim. Tüm etkinliklerde öğrencilerimizin yalnızca izleyici değil gerektiği noktalarda aktif olarak görev alan birer yetişkin gibi görüyor ve onlara bu olanağı yaratmaya çalışıyoruz. Üniversite yönetiminin, fakülte ve meslek yüksek okullarının düzenlediği resim-heykel-karikatürfotoğraf sergileri, klasik müzik, sanat müziği, halk müziği ve caz müziği konserleri, konferans, panel, tiyatro faaliyetleri dışında öğrenci kulüplerimizin okul içinde arkadaşlarının katılımını sağlayacak çok başarılı organizasyonlar gerçekleştirdiklerini görüyoruz. Kısacası öğrencilerimiz üniversite bünyesinde düzenlenen sosyal olanaklardan hem eğitim hem de kişisel gelişimlerine yön verecek düzeyde faydalanıyorlar. Bu da izlediğimiz yolun etkili olduğunu bize gösteriyor ve yeni çalışmalar için güç veriyor.


Üniversite-sanayi işbirliği konusunda üniversitenizin aktif çalışmaları nelerdir?

Lisans bölümleri ve ön lisans programlarının içeriğinde sahaya dönük uygulamaları dengeli biçimde öğrencilere sunmaya önem veren bir üniversiteyiz. Ülkemizde üniversite mezunlarının istihdamına yönelik yaşanan sorunlarla, gençlerimizin, teorik bilgilerini sahaya aktarım sürecinde karşılaştıkları zorlukları göz önünde bulundurarak özellikle staj ve iş yeri uygulamalarını geliştirecek projeleri önemsiyoruz. Özellikle 2008-2009 ve 2009-2010 yılında bu konuda MYO’lar düzeyinde önemli işbirliklerine imza attık. İstanbul Kültür Üniversitesi olarak üniversite-sanayi işbirliği projelerinde dikkat ettiğimiz en önemli ölçüt imzalanan protokollerin kağıt üzerinde kalmayarak hayata geçmeleri. Böylece öğrencilerimizi doğru ve kurumsal firmalarla buluştururken ülkemiz ekonomisine katkıda bulunan sanayi kuruluşlarının da akademik vizyona sahip insan kaynağı ile tanıştırıyoruz. Geçen yıl özel sektörden birçok kurum ve kuruluşun katılımıyla gerçekleşen ‘Üniversite-Sanayi İşbirliği’ toplantısı sonrasında bu yıl ilk protokolümüz SAB Sigorta Acenteleri Birliği ve İşletmecilik MYO Grafik Tasarım ve Reklâmcılık Programı arasında imzalandı. Yine MYO düzeyinde Üniversite-Sanayi İşbirliği kapsamında İklimlendirme- Soğutma ön lisans programı ALARKO-CARRIER Sanayi ve Ticaret AŞ. ile birlikte yürütülmektedir. Yine üniversite-sanayi ve sosyal kurumlar arasındaki işbirliğine örnek olarak İstanbul Kültür Üniversitesi ve İŞKUR arasında kayıtlı işsizlere ücretsiz işgücü geliştirme kursu programları başladı. Üniversitemiz bünyesinde bulunan Aile İşletmeleri ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi, Ekonomi-Finans Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin de iş dünyasına yönelik düzenlediği kongre ve bilimsel etkinliklerimiz de var.

 

Son olarak Üniversite adaylarına ve ailelere tercih sürecinin sağlıklı yönetimi için önerileriniz neler?


- 42 yıllık akademik hayatımda beni en çok düşündüren ve üzen konuların başında öğrencilerin, eğitim almak istedikleri alan seçiminde ailelerinin baskıcı olmasıdır. Sevgili aile bireyleri ve sevgili rehber öğretmenler, lütfen çocuklara kendi gönlünüzdeki mesleklere yönelmeleri konusunda baskı yapmayınız. Bırakınız çocuklarımız kendi gönüllerindeki bölüme, fakülteye, üniversiteye gitsin. Çünkü eğitim alacağı bölümü sevmezse mutlu olmazsa başarılı olamaz. Bunu yaşayan yüz binlerce örnekle karşı karşıya kaldım. Büyük Türkiye olabilmemiz için gençlerimize inanmamız gerekiyor, biz yetişkinlerin yapması gereken onların karar almalarını kolaylaştırmaya yardımcı olmaktır ancak seçimi gençlere bırakmalıyız. Ben, gençlerimizin doğru kararlar vereceğini inanıyorum, onlara çok güveniyorum.

İdeal bir üniversite yapısına doğru : Bologna modeli

21. yüzyılda nasıl bir üniversite olmalı? Şu anda hem Türkiye’nin hem de dünya ülkelerinin ama özellikle Avrupa’nın gündeminde olan bir soru. AB ülkeleri ve AB’ye girmek isteyen ülkelerin hepsi eğitim - öğretim ve araştırmada güçlerini birleştirmek ve en iyi şekilde kullanmak için bir çaba içindeler. Tabii güçlerini birleştirmek için önce eğitim sistemlerini ulusal ve uluslar arası alanda tanınır kılmak bunun için de şeffaflık ve karşılaştırılabilir dereceleri içeren Bologna sürecini üniversitemizde uygulamayı öncelikli olarak hedefliyoruz. İKÜ olarak biz Bologna süreci çalışmalarına 2010 yılında başladık. 2011-2012 akademik yılında üniversitemiz bu sürece başlıyor. 3. Kuşak Üniversitenin de koşullarını yerine getirebilmek için Amerika, Avrupa, Yakın ve Uzakdoğu’daki üniversitelerle işbirliği yapma konusunda çalışmalarımıza hız verdik. Türk Cumhuriyetleri ve komşu ülkelerde lisans ve lisans üstü öğrencileri ile değişim programları üzerine işbirliğimiz var. Buradaki üniversi-telerle öğretim üyesi değişimi gerçekleştiriyoruz. Ders programlarımızı da Bologna sürecinin kuralları düzeyinde değişitiriyoruz. Bu kapsamda özellikle derslerimizin en az yüzde 25’inin seçimlik ders olmasına dikkat ediyor ve bununla birlikte sektöre açılmayı planlıyoruz. Bunların hepsi, yeni üniversitelerin yerine getirmesi.

Sanayi işbirlikleri öğrencilere değer katıyor

Üniversitelerin bilim üreten kurum olarak sanayi ile işbirliğine girmesi bazı çevrelerde ve kamuoyunun algısında ‘acaba üniversiteler ticarileşiyor mu?’ sorusunu da oluşturuyor. Üniversite-sanayi işbirliği kamuoyunun algıladığı şekilde bir ticarileşme değil. Bu tür bir çabada nihai amaç, üniversitelerin akademik imkanlarını daha üst düzeye çıkararak topluma ve insanlığa hizmet etmektir. Üniversitelerin sektörle birlikte çalışması, sektörün kaynaklarını ortak kullanması anlamında geliyor. Ticarileşme mantığı bu noktada yanlış daha doğrusu eski bir düşüncedir. Yeni üniversite türü şimdi şöyle tanımlanıyor: Işıkları yirmi dört saat yanan ve kapıları yirmi dört saat açık olan akademik ortam. Dünyada ileri düzeyde araştırma yapan üniversitelere gittiğinizde bunu görürsünüz. Artık üniversitelerin görevlerinden biri de yaşam boyu eğitim konusunda topluma destek olmaktadır. Türkiye’ deki üniversiteler bu yolda önemli çabalar sarf ediyorlar. Birkaç yıl içinde Türkiye’de birçok üniversitenin uluslar arası ortamda bu süreci yakalamış üniversiteler arasında yer alacağına inanıyorum. İstanbul Kültür Üniversitesi de bu konudaki hazırlıklarını sürdürmektedir.



Kültür'de özgür düşünceyi, fikir ve eylemi, sorgulamayı öğrenen meslek insanı yetiştiriyoruz


İKÜ Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Bahar Akıngüç Günver: Üniversite zihni açan bir dinamodur


Birey olma sürecinde akademik eğitimin çok önemli bir dönüm noktası olduğunu söyleyen İstanbul Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Bahar Akıngüç Günver, İKÜ’yü gençlerin birer fikir insanından eylem insanına dönüşebilme potansiyellerini de açığa çıkaracak şekilde geliştirdiklerini söyledi. Günver, soruları şöyle yanıtladı:

 

* 2000’li yıllar, dünyanın çehresinde pek çok açıdan radikal değişimlere yol açtı. Bu noktada yeni nesilden beklentiler konusunda neler değişti?

 

- 2000’li yıllar elbette gençlerin de vizyonunda ciddi bir değişim yarattı. Gerek iş dünyasının ve gerekse ailelerin ve hatta ülke siyasetinin gençlerden beklentileri değişti. Artık genç kuşaktan, yaşamın her alanında çok daha etkin ve katılımcı olmaları bekleniyor. Bu beklenti özellikle de üniversite gençliği üzerinde kendini gösteriyor. Çünkü eğitim düzeyleri yükseldikçe onlardan daha aktif, daha etkin ve sorgulayıcı olmalarını istiyoruz. Dünya tarihinde özellikle sosyal ve siyasal alanda üniversite gençlerinin her zaman kitlesel hareketlerde önemli birer kanaat önderi rolünü oynadıklarını gösteren örnekler var. Karar mekanizmalarındaki etkileri kadar bir araya geldiklerinde nasıl büyük bir güce dönüştüklerinin en önemli sembollerinden biri bugün ‘68 kuşağı’ olarak adlandırılan öğrenci hareketleri. Üniversite gençliğinin değişim için radikal girişimlerin gerekliliğine dair duydukları ortak inanç, o tarihlerde kültürel, sosyal, siyasal yapıları farklı olan ülkelerin bir anda ortak noktasına dönüşerek tarihe geçmişti. Kimi çevrelerce kitlesel hareketin geldiği nokta, sonuçları ya da yaklaşımları eleştirildi ancak bu tarihsel olay bir gerçeği ortaya koydu: Üniversite gençliğinin sahip olduğu enerji. Gençleri araştırdık onların profilini çıkardık

 

* Şu anda ülkemizde üniversite gençliği, biraz daha genel perspektiften bakarsak gençlik nasıl bir profile sahip?

 

- İşte sorular ve sorunlar da burada ortaya çıkıyor. İstanbul Kültür Üniversitesi olarak bizim için gençliğin nabzını tutmak çok önemli. Ekonomik, sosyal ve politik arenalarda üniversite gençliği nasıl bir duruş sergiliyor? Varlığını ne ölçüde ortaya koyabiliyor? Ve daha da önemlisi biz, eğitim dünyasında onlara kararlarını ve bakış açılarını ifade etme yolunu gösterebilmek için ne ölçüde yardımcı oluyoruz? Nasıl bir üniversite gençliği olmalı? Üniversite sınırları içinde gençlerin sahip olduğu bu enerji nasıl güçlendirilmeli, potansiyelleri nasıl açığa çıkmalı, yaşamın içinde değişimi destekleyecek girişimlerde kendilerini en doğru şekilde ortaya koymaları için biz ne yapmalıyız? Daima gündemimizde yer alan bu sorular hakkında geçtiğimiz ay İstanbul Kültür Üniversitesi olarak KONDA ile yaptığımız bir araştırmada Türk gençlerinin yaşam görüşleri ve beklentileri üzerine bilgi edindik. Türkiye genelinde 15-30 yaş arasındaki gençlerin yaşama bakış açılarını öğrendiğimiz bu araştırmada; -özellikle üniversite çağındaki gençleri kapsayan- dönem olarak literatürde Y Kuşağı olarak adlandırılan grupla ilgili son derece şaşırtıcı sonuçlara ulaştığımızı söylemeliyim.

 

* Ne gibi sonuçlar elde ettiniz?

 

- Bugüne kadar 1980 ve 2000 arasında doğan Y Kuşağını biz hep Amerika ve Avrupa’daki araştırma kaynaklarından tanıdık. ‘Türkiye’nin Y kuşağı Projeksiyonu’ diyebileceğimiz bu çalışmada gençliğin değişimi yüreklendiren gücünün nasıl bir evrim yaşadığını gördük. Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 81’i “Geleneklerimiz değişmeden korunmalıdır” derken yüzde 52’lik bir grup “Gündelik hayatta toplumun tüm kurallarına harfiyen uyarım” diyor.

 

* Bu sonuç gençliğin değişimi tetikleyen ve sorgulayan doğasının da değiştiğini mi gösteriyor?

 

- İnsan yaşamında 15-25 yaş arasındaki süreç; bireyin hayatında statükoya karşı geldiği, kurulu düzenleri sorguladığı, mümkün olduğu kadar risk aldığı, reaksiyonel olduğu bir dönemdir. Gençlik bu sorgulama ve eleştiri evresini simgeler. Hepimiz o dönemlerimizde geleneklere bağlanmaktan çok değişim sürecini başlatmak için çabalamışızdır. Bu sonuç gençliğin doğasına aykırı bir durumu yansıtıyor.

 

* Gençlerin bir de güven sorunu var.

 

- Yapılan çalışmada, gençlerimizin toplumun kurumlarına karşı da çok ciddi bir güven sorunu yaşadıklarını gözlemliyoruz. Hatta bu sonuçlar içinde eğitimci olarak bizi de düşündüren ve kendimize ayna tuttuğumuz bir oranla karşı karşıya kaldık. Gençlerin “Hayata hazırlanırken en çok nereden ne öğrendiniz?” sorusuna yüzde 67 ile anne-baba yanıtını verdiklerini yüzde 6,9’unun ise öğretmen dediğini gördük. Bu, bizi eğitim sektörü olarak da düşünmeye zorlayan bir sonuç. Elbette bu araştırma yakın tarihimizle kıyasladığımızda az önce de belirttiğim gibi 68’kuşağına yapılsaydı tam tersi bir sonuç çıkardı. Eğitim seviyesi yükseldikçe ise ‘öğretmenlerimden ve okuduklarımdan öğreniyorum’ diyenlerin oranı artıyor. Dolayısıyla günümüzde ekonomik, sosyal, siyasal değişimler ve yaşam koşullarının gençlerin doğasını da

değiştirdiği bir gerçek olarak karşımıza çıktı. Pragmatik, gelenekçi, içinde yaşadığı topluma ve kurumlarına güvenmeyen, rolmodelden yoksun, muhafazakar bir profil sergiliyorlar. Öte yandan karşımızda çağın teknolojilerine çok iyi adapte olmuş bunu yaşamı ile bütünleştiren bir nesil var. Gençlerin büyük çoğunluğu üniversiteyi yalnızca diploma için tercih ediyor

 

* Sözünü ettiğiniz değişimi tetikleyen ekonomik, siyasal ve sosyal koşullar gençlerin üniversiteden beklentilerini etkiliyor mu?

 

- Üniversite gençler için günümüzde, geleceğe ilişkin belirsizlik kaygısıyla özdeşleşmenin yanı sıra seçme ve yerleştirme sisteminin yapısı nedeniyle salt mesleki geleceği garantileyen bir

kurum olarak algılanmaktadır. Oysa üniversite özgür düşünceyi, fikir ve eylemi, sorgulamayı destekleyen yapısı ile bir meslek insanı yetiştirmenin ötesinde yaşamda fark yaratan bireysel refleksleri geliştiren bir yapıdır. Ülkenin aydınlarını yetiştiren, demokrasinin kalitesini arttıran, kültürel yönü besleyen; araştırma, yayın ve eğitimle toplumla bütünleşme misyonunu taşıyan bir kurumdur. Çocuklukla yetişkinlik arasındaki önemli bir dönüm noktası olan gençlik yıllarında bu yapıyı destekleyen üniversiteler; zihni açan, besleyen ve geliştiren bir dinamo işlevini de görür. Özgür düşünceyi, aklın öncülüğünü, farkındalık duygusunu geliştirecek yaşamsal bilgileri amfilerde alan gençler özümsedikleri her ayrıntıyı değişimi destekleyen bir güce dönüştürür. Ancak bu ideal tanımdan çok farklı bir algı var gençlerin zihninde. Çalışmada yüzde 47,6’lık bir oran üniversiteyi yalnızca diploma için tercih ederken yüzde 22,5

düzeyinde bir kesim üniversiteyi bilgi ve meslekle kısıtlıyor. Özgür düşünce ortamı olarak görenlerin oranı ise yüzde 12 dolayında. Bizim burada üzerimize düşen en önemli görev üniversitenin bir meslek kazandırmanın ötesinde işlevleri olduğunu da göstermek. Birey olma sürecinde üniversitenin çok önemli bir dönüm noktası olduğunu göstermemiz gerekiyor. Üniversite zihni açan bir dinamodur. Biz İstanbul Kültür Üniversitesi olarak bu bilinci yerleştirmeye çalışıyoruz.

 

* Son zamanlarda Türkiye’ de üniversite gençliğinin karar mekanizmalarına dahil olma süreçlerinde kullandıkları üslup ve geliştirdikleri yaklaşım tarzının otoritelerce eleştirildiğini görüyoruz. Bu konudaki düşünceleriniz neler?

 

- Evet, bu özellikle medyada çok sık gündeme gelen bir konu. İzlediğimiz olaylarda gençlerin fikirlerini açıklama yolunda verdikleri tepkiler kimi zaman onları, üniversite yaşamlarından iş yaşamlarına dek pek çok süreci etkileyecek bir kısırdöngünün içine sokuyor. Bu nedenle düşünceyi ifade etmeyi, karar vermeyi, fikirden eyleme doğru ilerleyen yönde kendilerini ortaya koyabilecek en etkili duruşu sergilemelerini öğretmek ve bunun için onlara bir yol haritası çıkarmak bizlerin sorumluluğunda... Yine İKÜ ve KONDA ile yaptığımız araştırma sonuçlarında gençlere yönelttiğimiz “En çok hangi kuruma gönülden güvenirsiniz?” sorusuna yüzde 32,7’sinin hiçbiri dediğini gördük. Bu gençlerin içinde yetiştikleri toplumda kurumlara karşı nasıl bir duruş sergilediğinin en somut örneği. Örneğin medyayı en az güvendikleri kurum olarak belirtmişler. Bu çok önemli bir veri. Güven, özellikle de yaşadığınız ülkenin temeli sayılabilecek kurumlara olan güven belirleyicidir. Bu noktada bizler, gençlerin birer fikir insanından eylem insanına dönüşebilme potansiyellerini de açığa çıkaracak yapıları kurmalıyız. Üniversitelerin bünyesindeki araştırma ve uygulama merkezlerinden sosyal ve kültürel aktivitelere kadar katılımcı yönlerini desteklemeli ve fikirlerini özgürce dile getirebilme haklarını onlara teslim etmeliyiz. Bugünün üniversite gençliği bizlerin bilgiye, eğitime ve yaşama karşı olan tavrımızı ve duruşumuzu örnek alarak yola çıkıyor... Onların benimsedikleri

yolu farkında olmadan biz açıyoruz. Seslerini duyurmak istedikleri noktalarda dinlemek yerine tecrübelerimizi konuşturuyoruz... Kimi zaman aile, kimi zaman eğitimci kimi zaman da işveren olarak... Onlara yalnızca bilgiyi aktararak değil yaşamın Gerektirdiği duruşu kendilerine kazandıracak refleksleri de geliştirmelerine yardımcı olmak için bir yerlerden başlamalıyız...

 

* Üniversitenin bireysel gelişim ve ufku genişleten yönüne değindiniz. İKÜ’nün yapmış olduğu araştırmadan da yola çıkarsak üniversiteye dair bu bilinci yerleştirmek için belli çalışmalarınız var mı?

 

- Bu çalışmanın sonuçları İKÜ stratejik plan için yol gösterici bir değere sahip. Gençlerimizin yaşam tarzı değişiyor, kullanım alışkanlıkları, bilgi edinme kaynakları, iletişim teknolojileri farklı. Günün 6 saatini internetle iç içe yaşayan bir nesilden söz ediyoruz. Bu noktada İKÜ olarak teknolojiyi akademik öğretimle birleştirecek özel bir çalışma yaptık. 2010-2011 akademik yılı bu anlamda önemli bir sıçrama tahtası oldu. Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Daire Başkanlığımız yaklaşık 2 yıllık bir araştırma sürecinin ardından uzaktan eğitim ve ders yönetimini CATS (Computer Aided Training and Educational Services) ismi ile projelendirdi ve pilot uygulamalarına bu yıl başladı. Bu sistemi en doğru biçimde bünyemize entegre edebilmek için MIT, Stanford, Indiana ve University of Michigian’ın kullandığı öğrenim yönetimi sistemi Sakai’yi Türkçe’ye uyarlayarak kullandık. Hâlihazırda bunu İKÜ’deki tüm bölümlere uygulayabilecek altyapıya sahibiz.

 

* Öğrencilerinizin entelektüel gelişimlerini desteklemek için yaptığınız çalışmalar neler?

 

- Teknoloji yaşamlarının önemli bir bölümünü kapsamış olsa da öğrencilerimizin entellektüel gelişimlerini önemsiyor ve destekliyoruz. Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi ile Çağdaş Sanat Atölyesi’nde akademik yıl içinde resim, tiyatro bale, klasik müzik başta olmak üzere güzel sanatların farklı alanları ile onları buluşturuyoruz. Üniversite olarak evsahipliği yaptığımız ve düzenlediğimiz bilimsel etkinliklere mesleki vizyonlarını geliştirmek için çok farklı çalışmalara imza atıyoruz. Sorumluluk duyguları ve birey olmanın önemini katıldığımız kurumsal sosyal sorumluluk projeleri ile destekliyoruz. Öğrencilerimiz de bu noktada bizlere destek veriyor ki onları bu tür çalışmaların içinde görebilmek çok önemli ve değerli. Sonuç olarak üniversitenin insan yaşamında bir diplomadan çok daha fazlası olduğunu göstermek bizim sorumluluğumuz. Bunu, gençlere borçluyuz.

 

* Son olarak gençliğinin gelişimi için eğitim dünyası nasıl bir misyon üstlenmeli ve ne tür çözümler üretmeli?

 

- Üniversite gençliğinin fotoğrafı biz eğitim dünyasının üyeleri tarafından “neden?” sorusu net biçimde sorulmadıkça çıkmayacaktır. Gençliğin sergilediği profil ve yaşam görüşü onlara karşı sorumluluğumuzu değiştirmez. Hiçbir eğitimcinin gençliğin değerlerini hiçe saymak ya da dikkate almamak gibi bir lüksü yoktur, olmamalıdır da. Bu noktada her şeyden önce eğitim kurumları ve üniversiteler misyon ve vizyonlarını gözden geçirmeli. Burada öğretmenler ve akademik kadro kilit bir rol oynuyor. Gelecekle ilgili umutlu olmak eğitimci kişiliğimizin gereği. İlkeli, sorgulamayı öğreten, açık görüşlü, farklılıkları zenginlik olarak kabul eden, özgür düşünceyi ve eylemi destekleyen öğretmenler gençlere yol gösterebilir. Bu noktada öğretmen eğitiminin önemini kavramalı ve eğitim stratejilerimize bu gerekliliğin karşılanmasını sağlayacak uygulamaları eklemeliyiz. Çağın değişimlerine direnç göstermek bu konuda eğitim sektörü için ciddi bir sorun yaratır. Değişimi anlamak, çözümlemekve yönetmek ilkesi ile çalışmalarımıza yön vermeli, geleneksel yönetim anlayışından vazgeçerek eğitimde ezberleri bozmalıyız.Teknoloji ile içiçe yaşayan yeni nesli bu üstünlüğünü fırsata çevirecek projeler gerçekleştirmeliyiz. Yeni yapılanmalarla güven erozyonundan geçmiş gençliğin iç seslerini bulmaları için ilham verecek doğru akademik kadro ile güven inşa edilmelidir. Eğitimden beklenen yeterliliklerde değişmeli öğrenmeyi öğretme, iletişim becerileri ve yaşam yönetimi reflekslerini gençlere kazandırmalıyız. Bütün bunları gerçekleştirebilmek için eğitim sektörü olarak özeleştiri yapmak durumundayız. İşten bekledikleri yalnızca gelecek garantisi bu yanıtları dikkate almalı ve sorgulamalıyız. Çünkü insan yaşamında gençlik iyi değerlendirilmesi ve kaliteli uğraşlarla ilgilenilmesi gereken zihinin en açık duyguların en yoğun olduğu dönem. Ve biz gerçekten bu konuda onlara karşı sorumlululuğumuzu bilerek davranmalı ve düşüncelerini açığa çıkarmalıyız.

 
“Amfilerde özgür düşünce aklın öncülüğü ve farkındalık duygusu geliştirilmeli”

 

Birey olma sürecinde üniversitenin çok önemli bir dönüm noktası olduğunu göstermemiz gerekiyor. Üniversite zihni açan bir dinamodur. Biz İstanbul Kültür Üniversitesi olarak bu bilinci yerleştirmeye çalışıyoruz. Üniversite özgür düşünceyi, fikir ve eylemi, sorgulamayı destekleyen yapısı ile bir meslek insanı yetiştirmenin ötesinde yaşamda fark yaratan bireysel refleksleri geliştiren bir yapıdır. Çocuklukla yetişkinlik arasındaki önemli bir dönüm noktası olan gençlik yıllarında bu yapıyı destekleyen üniversiteler; zihni açan, besleyen ve geliştiren bir dinamo işlevini de görür. Özgür düşünceyi, aklın öncülüğünü, farkındalık duygusunu geliştirecek yaşamsal bilgileri üniversite amfilerinde alan gençler özümsedikleri her ayrıntıyı değişimi destekleyen bir güce dönüştürür.


Her bölümünde farklılık yaratan üniversite

İstanbul Kültür Üniversitesi her bölümü ile farklılık yaratıp, öğrencilerine çağdaş yöntemlerle eğitim sunarken, onların takım çalışmalarına yatkın, proje üreten bireyler olarak mezun ediyor. Programlarını ihtiyaçlara göre yeniden yapılandıran üniversitede öncelik öğrencilere araştırmacı, katılımcı ve çağdaş bir eğitim ortamı sunmak. Fark yaratan mezunlar yetiştirip, iş dünyasına etik değerlere sahip yöneticiler yetiştirmeyi hedefleyen üniversite her fakültesi ve bölümüyle iddialı.

"Programlarımız ihtiyaçlara göre yenileniyor"

Prof. Dr. Atilla Özalpan

Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı 

Yeni çıkacak ihtiyaçlara göre öğretim programları oluşturma, bilim ve teknolojiye ulusal ve uluslararası düzeyde katkı sağlamak amacı ile yapılacak araştırmaları desteklemek temel hedefimiz. Bölümlerimizin akademik kadrolarını geliştirmek, öğretim materyallerinin hazırlanmasını teşvik etmek, öğrencilerimizin uluslar arası değişim programlarından olabildiğince fazla yararlanmalarını sağlamak da gelecek dönemdeki önceliklerimiz arasında yer alıyor. Öğrencilerimizin kariyerlerini yönettikleri alanlarda teorik bilgiye hakim, uygulamada ise özgüvene sahip meslek insanları olarak yetişmelerini önemsiyoruz. Fizik Bölümü’nde temel fizik bilgisinin yanı sıra, bilgisayar kullanımı ve programlaması ile temel elektronik bilgilerini en nitelikli şekilde aktarabilmeyi istiyoruz. Matematik-Bilgisayar Bölümü’nde matematiğin uygulama alanlarında güncel bilgisayar programlama dillerini etkin olarak kullanan, bankacılık, sigortacılık ve diğer işletmelerin bilgi-işlem merkezlerince aranan, web tasarımı ve internet teknolojileri konusunda ön plana çıkan öğrenciler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ise moleküler biyoloji ve genetik bilimlerinin çeşitli alt dallarında verdiği teorik ve uygulamalı bilgilerle donanmış öğrenciler yetiştiriyor. Özellikle kanser moleküler biyolojisi ve bitki biyoteknolojisi alanlarında önemli araştırmalar yapıyoruz. İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde İngilizceyi başlangıcından günümüze, kuramsal, toplumsal-tarihsel boyutuyla derinlemesine incelemeye yönelik çalışma yapıyoruz. Dilin ve edebiyatın özellikleri, dil ve edebiyat kuramları, araştırma ve inceleme yöntemleri lisans öğrenimi süresince öğrenciye sunularken metin inceleme, çeviri, yazılı ve sözlü anlatım teknikleri gibi derslerle de İngilizce’yi yetkin biçimde kavramaları ve kullanmalarını amaçlıyoruz. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde ulusların gelişmişlik düzeyinin en güçlü göstergelerinden biri olan dil zenginliğinin toplumlara kattığı değerleri göz önünde bulundurarak programlar hazırlanıyor. Psikoloji Bölümü ise eğitim içeriğini öğrencilere modern psikolojinin temel kuram ve uygulamaları hakkında gereken bilgi ve beceriyi kazandırıp, özellikle de işletme psikolojisi alanında temel yetkinlikleri sunan kapsamlı bir program olarak eğitim veriyor.


"Öğretim üyesi ile öğrencimiz sürekli iletişimde"

Prof. Dr. Durmuş Dündar

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı

Fakültemizde İktisat (eğitim dili Türkçe), İşletme (eğitim dili Türkçe), İşletme Karma Eğitim (derslerin en az yüzde 30’u İngilizce) ve Uluslararası İlişkiler (eğitim dili İnglizce) Bölümleri bulunuyor. Bölümlerimiz birbirini tamamlayıcı ve uyumlu eğitim programları ile öne çıkıyor. Öğrencilerimize teori, uygulama ve staj konusunda bilgileri aşılıyoruz. Ayrıca uzaktan eğitim sistemi ile tüm ders kaynaklarına zaman ve mekandan bağımsız olarak çok kolay ulaşabilme imkanı sağlanıyor. Bazı dersler örgün öğretimle birlikte uzaktan eğitim sistemi kullanılarak yönetiliyor ve öğretim üyelerimiz her zaman öğrencileri ile aktif iletişim içindeler. İşletme Bölümü’nün, 2009’da Avrupa Birliği ülkelerindeki üniversiteler arasında kurulan profesyonel gelişme ağı BUSINET’e dahil olup Yunanistan, Almanya, Avusturya, Danimarka, Macaristan, Slovakya, İsveç, Hollanda, İtalya, İspanya, İsviçre, Romanya, Estonya, Litvanya, Letonya, Fransa ve Polonya’daki 35 üniversite ile Erasmus anlaşması bulunuyor. İngilizce dil derslerinin yanı sıra, Fransızca ve Almanca dil dersleri öğrencilerin eğitim mobilitelerinin ve mezuniyet sonrası kariyer fırsatlarının arttırılması amacıyla sunuluyor. İktisat Bölümü’nde genç iktisatçı adaylarına Türkiye’de ve dünyada alanında en yetkin isimlerden bilgi alma şansı da sunuluyor. Başarı için ölçümlemeye önem veren bölümde öğrencilerin performansları sadece ders notlarıyla değil, bölüm aracılığıyla sağlanan staj imkânlarındaki çalışmalarıyla da dikkate alınıyor. Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğrenim dili İngilizce olan lisans eğitiminde öğrencilerine ikinci yabancı dil olarak Fransızca ya da Almanca öğrenme imkanı da veriliyor. Küreselleşme sürecinde devlet ve devlet dışı aktörlerin karşılıklı bağımlılıkları ekseninde oluşan ilişki ağını hukuk, ekonomi, felsefe ve sosyoloji gibi sosyal bilim dallarının da desteğiyle analiz etme ve yorumlama yeteneğini kazandıran bir eğitim programına sahibiz.


"Çağdaş teknolojileri bilen mühendis ve mimarlar yetiştiriyoruz"

Prof. Dr. Tülin Aktin
Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı

Bilgisayar Mühendisliği, Elektronik Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Mimarlık olmak üzere 5 bölümden oluşan İKÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi olarak öncelikli hedefimiz mezun kalitemizi her dönem koruyabilmek. Altyapı olanaklarımızı ve teorik bilgiyi güncel biçimde sunacak eğitim içeriklerimizi her dönem dünyadaki gelişmelere entegre ediyoruz. Öncelikli hedeflerimiz arasında ülkemizin, teknik uygulama, tasarım ve araştırma alanlarındaki mühendis ve mimar gereksinimini karşılayacak bir fakülte olmak var. Çağdaş teknolojileri bilen, bilgi ve deneyimiyle üretim, uygulama ve yönetim süreçlerinin gereksinimlerine karşılık verebilecek, uluslar arası çalışmaları takip edebilecek donanıma, takım ve girişimcilik ruhuna sahip mühendisler ve mimarlar yetiştirmek istiyoruz. Fakültemiz bünyesindeki mühendislik bölümlerinin tümünde öğrencilerimiz dünya dili olan İngilizce’ye hakim bireyler olarak yetişir. Bunun yanı sıra öğretim programlarımızda lisans eğitimini mühendis ya da mimar unvanıyla tamamlayan mezunlarımız alanlarında problem çözme becerisi, tasarım yapabilme özelliğine sahiptir. Lisans eğitimi süreçlerinde laboratuvar, ödev ve bitirme projesi çalışmalarının gereklerini yerine getirerek takım çalışması becerilerini geliştirir ve proje yönetim sürecinde ise uzmanlar olarak iş dünyasında yerlerini alırlar.

 

"Adil kararlar verebilecek hukukçular yetiştiriyoruz"

 Prof. Dr. Bahri Öztürk
Hukuk Fakültesi Dekanı

Çok güçlü akademik kadromuzla ortaya çıkabilecek hukuki sorunları önceden belirleyerek, bunların önlenmesi için gerekli adımları atabilen, hukuki sorun ortaya çıktığı takdirde, akıl ve vicdanı esas alarak çatışan menfaatleri değerlendirebilen öğrenciler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Adil kararlar verebilen ve bu kararların arkasında durabilen, istikrarlı, hukuk devleti ilkelerine bağlı, insan haklarını ön planda tutan, tüm bu özellikleri sadece mesleğinde değil, bütün yaşamında ilke edinen genç hukukçular yetiştirmek istiyoruz.

Başarılı ve etik değerlere sahip hukukçular yetiştirmek hedefimiz

Türkiye’de hukuk eğitimi alanında birçok bilimsel etkinlik ve araştırma yapıyoruz. Gelecekte üniversitemizin diplomasını taşıyan başarılı ve etik değerlere sahip hukukçular yetiştirme misyonu ile öğrencilerimizin ufkunu geliştirecek yeni etkinliklere ve projelere devam edeceğiz. Öğrencilerimizi etkinliklerde aktif olarak görev alıp, bu sayede yurtiçi ve yurtdışından toplantılara katılan akademisyen ve yüksek yargı mensuplarıyla diyalog kuramaya teşvik ediyoruz. Örneğin; Yargıtay ile fakültemiz işbirliğinde bu yıl 3’üncüsü düzenlenecek olan “Çocuk ve Hukuk Günleri”, Yeni Anayasa Kongresi, Ceza Hukuku Günleri düzenliyoruz. Ayrıca gelenekselleşen yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda öğrenci ve akademisyenin katılımıyla yapılan güncel Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarının ele alındığı ve İKÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerinin ev sahipliğini üstlendiği “Yaz Akademileri” etkinliklerimiz de hem öğrencilerimiz hem de hukuk dünyasında geniş yankı buluyor.


"Mezunlarımız ekip çalışmasına yatkın ve çağdaşlar"

Prof. Dr. Zafer Ertürk
Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı

Sanat ve tasarım kavramlarının bütünleştirildiği fakültede İletişim Tasarımı Bölümü (Sinema-TV, Web-Grafik Tasarım, Oyunculuk, Canlandırma, Plastik Sanatlar, Fotoğraf); İletişim Sanatları Bölümü (Reklamcılık ve Halkla İlişkiler); İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı ve Sanat Yönetimi Bölümlerinde eğitimöğretim veriliyor. Fakültemizde sanatsal üretim ve tasarımdan çağdaş yöntemlerin iletişim becerileriyle yoğrularak aktarıldığı bir eğitim söz konusu. Burada sanat ve tasarım ayrı iki alan olarak düşünülemez. Hatta bu iki alana iletişim, teknoloji ve bilişim alanları eklenerek, öğrencilere hem kuramsal bilgi hem de uygulamanın iç içe geçtiği bir ortam sunulur. Temel hedefimiz; kültürlü, sosyal, çağdaş, etkili iletişim kurma yeteneğine sahip, ekip çalışması yapabilen sanatçı, tasarımcı ve iletişimciler yetiştirmektir. Öğrencilerini teknolojinin en son yeniliklerini izleyerek, ülkemizin tanınmış öğretim elemanlarının desteğiyle, tasarım, sanat ve iletişim konularında “alanlarında fark yaratacak şekilde yetiştirmek” fakültemizin temel amacıdır. Öğrencilerimize çağdaşlığı ve çağı yakalamak adına, en yeni teknolojilerin kullanıldığı laboratuvar ve atölyelerde kuramsal bilgileri uygulamaya dökebilme şansını sunan altyapıya sahibiz. Fakültemizde sanat ve tasarım kavramları, teknolojik donanım ve iletişim kavramlarıyla iç içe veriliyor. Bölümlerde alanlardaki gelişmeler ve yenilikler doğrultusunda program güncellemeleri yapılıyor. Fakültemiz, aynı alanda özellikle yurtdışında eğitim veren kurumların programlarını da inceleyerek “benchmarking” gerçekleştiriyor. Öğrencileri gerçek yaşama hazırlıyor, bu amaç doğrultusunda, onları, sektörü ve alanlarını tanımaları için staj ve yarışmalara yönlendiriyoruz.


"Mezunlarımız dilerse lisanslarını yurtdışında tamamlıyor"

Prof. Dr. Fahamet Akın

İşletmecilik Meslek Yüksekokulu Müdürü

Yüksekokulumuz Bankacılık ve Sigortacılık, Dış Ticaret, Pazarlama, Grafik Tasarım, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, İşletme Yönetimi, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, Turizm ve Otel İşletmeciliği ile Lojistik gibi çağımızın ihtiyaçlarına cevap veren 9 programdan oluşuyor. Konusunda uzman sektör temsilcilerinden oluşan akademik kadro ile öğrencilerimize mesleki uzmanlaşma yolunda son derece yönlü ve kaliteli eğitim veriyoruz. Ülkemizdeki işletmelerinn ara eleman ihtiyacını karşılaması sürecinde İKÜ markasını bir işletme ve sanayi sektörüyle yapılan işbirliklerimizi referans noktası olarak değerlendirilmesini sağlamak ve ön lisans eğitiminde markalaşma anlayışıyla öne çıkıyoruz. Uzman öğretim görevlileriyle ara kademe yönetici adaylarını iş dünyasına kazandıran okulumuzda öğrencilerimize mesleklerini evrensel ölçütlerde öğrenmelerine fırsat tanıyacak uluslararası staj yapma olanağı Erasmus Staj Hareketliliği programı sunuluyor. Mezunlarımız uluslararası alanda yaptığımız anlaşmalarla yurtdışında lisans tamamlayabiliyor. Amerika’daki Fort Hays State University, Kanada’da Centennial College ile işbirliği çalışmaları devam eden Meslek Yüksekokulumuzda mesleğin gerektirdiği özellikleri öğrencilerimize kazandırarak onlara mezuniyet sonrası iş yaşamlarında bağlantılar sağlamak temel hedefimizdir.


"Ön lisans eğitimine farklı soluk getiriyoruz"

Doç. Dr. Selçuk Hünerli
Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü

Bilgisayar Programcılığı, Elektronik Teknolojisi, İklimlendirme ve Soğutma Teknolojisi, Radyo ve Televizyon Teknolojisi olmak üzere 4 programla İncirli Yerleşkesi’nde eğitimöğretim veriyoruz. Güncellenen yeni ders programları, laboratuar altyapısı ile sektörün gereksinim duyduğu nitelikli bireyler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Öğrenciler için belirlediğimiz bu hedefi yanı sıra Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğretim içeriği ile ülkemizdeki ara eleman kavramına yönelik ön yargıyı da geliştirdiği ders programları, düzenlediği etkinlikler ve mezun kalitesi ile değiştirmeyi hedefliyor. Öğrencilerimizin ön lisans eğitimlerini ABD ve Bulgaristan’da lisans eğitimine tamamlama olanağı var. Sektörün önde gelen firmalarında geniş staj olanaklarımız bulunuyor. Gelişmiş PC, MAC, PIC Basic Pro, PLC, Dijital ve Analog Laboratuarlarında yanında “ Girişimcilik” ve “Cisco” Sertifikası alma imkânını da öğrencilerimize sunarak ön lisans eğitimine farklı bir soluk getiriyoruz.

51 yıllık eğitim tecrübesiyle kurulan üniversite: İstanbul Kültür Üniversitesi

İstanbul Kültür Vakfı Koleji tarafından 1997’de kurulan İstanbul Kültür Üniversitesi, merkezi konumu; öğrencilere rahat ve güvenli konaklama imkânı sunan yurtları; periyodik olarak geliştirilen modern 18 dersliği, 29 laboratuvarı, 12 atölyesi ve uygulamaya olanak tanıyan gelişmiş stüdyoların yer aldığı Ataköy, Şirinevler ve İncirli’deki modern yerleşkeleriyle gençleri geleceğe hazırlayan bir vakıf üniversitesi özelliğini taşıyor. Ataköy ve Şirinevler’de bulunan 5 fakültesindeki 19 bölümde ve tamamıyla ön lisans eğitimine ayrılan İncirli Yerleşkesi 2 meslek yüksekokulundaki 13 programında öğrenci odaklı bir eğitim modeli benimseyen İKÜ’nün bugün önemli konumlarda görev yapan 5 bine yakın mezunu bulunuyor. 10 öğrenciye bir akademisyenin destek vereceği şekilde yapılandırılan 600’ü aşkın akademisyenden oluşan ve seçkin öğretim kadrosuyla 7 bine yakın öğrencisini mesleğine hazırlayan İKÜ’de ‘başarıda motivasyon’ ilkesi; farklı burs seçenekleri ve indirim olanaklarıyla destekleniyor. ÖSYM sınavı ile yerleştirilen burslu kontenjanlarındaki eğitimin, 7 yıl öğrenciye kesintisiz sunulduğu İKÜ’de çift ana dal ve yan dal uygulamaları da kaliteli öğretim içeriğiyle yapılıyor. ‘Dünya insanı yetiştirmek’ idealini misyonunun bir parçası olarak benimseyen İKÜ’de öğrencilere, AB ülkelerinde geçerli bir diploma eki de sunuluyor. Öğrencileri dünya ile buluşturan Erasmus ve ikili anlaşmalar kapsamında dünya genelinde 90’ı aşkın farklı partner üniversitesi bulunan İKÜ, üniversite-sanayi işbirliğinin sağladığı alternatif staj olanakları ve bünyesindeki araştırma ve uygulama merkezleriyle de öğrencilere teorik bilgiyi ve uygulama deneyimini eş zamanlı kazandırarak onları mesleklerine tam donanımlı hazırlıyor.

 

İstanbul Kültür Üniversitesi farkıyla akademik eğitimde yeni bir dönem

 

İstanbul Kültür Üniversitesi, bilgi sistemleri ve teknoloji altyapısıyla da 21. yüzyılın nabzını tutmaya devam ediyor. Bilgi Sistemleri ve Teknoloji Birimi bünyesinde yürütülen proje ve çalışmalarla, teknolojilerini donanım-yazılım desteği veren bir noktadan çözüm üreten ve geliştiren bir yapıya dönüştüren İKÜ, bu kapsamda yüzde 100 sanallaştırdığı alt yapısıyla yeni neslin eğitim beklentilerini de karşılamaya başladı. CATS (Computer Aided Training and Educational Services) projesinde İKÜ, uzaktan eğitim sistemine Türkiye’de yeni bir boyut getirdi. Öğrenmede açık kaynaklı bir çözüm olan bu sistemle akademik eğitim ve öğrenim sürecine daha nitelikli ve geniş bir boyut kazandırmayı hedefleyen üniversite, dünyaya açılan ve dünyayı bağlayan bu teknolojiyi Türkçe olarak kullanıma sokarak evrenseli yerel olanla birleştirdi.

 

Dijital dünya farkıyla akademik eğitim

 

Gençlerin beklentilerini çok farklı dinamiklerin belirlediği çağımızda değişen gereksinimleri yakından takip ederek teknolojik altyapılarını bu yönde geliştirdiklerini söyleyen İKÜ Rektörü Prof. Dr. Dursun Koçer, CATS ile öğrenme, öğretim ve iletişim etkinliklerinde de yeni bir dönemin başladığını ifade etti. İstanbul Kültür Üniversitesi’nin gençlerin iletişime ve öğrenmeye karşı değişen bakışlarının nabzını tutan bir üniversite olduğunu dile getiren Prof. Dr. Koçer, bu kapsamda teknolojik altyapılarını da ciddi ölçüde geliştirdiklerini belirtti. Prof. Dr. Koçer, CATS projelerinin İKÜ için önemi hakkında ise şunları söyledi: “CATS ile uzaktan eğitim teknolojisini ve kültürünü üniversitemiz kimliğinin bir parçası yapabilmeyi hedefliyoruz. 2010-2011 akademik yılı bu anlamda önemli bir sıçrama tahtası oldu. Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Birimi yaklaşık 2 yıllık bir araştırma sürecinin ardından uzaktan eğitim ve ders yönetimini CATS ismi ile projelendirdi ve pilot uygulamalarına geçtiğimiz akademik yıl başladı. Pilot uygulamaların ardından üniversitemizin Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Birimi’nin uyguladığı ankette, gençlerimizin bu sisteme ne kadar yakın ve uyumlu olabileceklerini gördük”

 

Dünya üniversiteleri ile paralel sistem

 

Öğrenim yönetimi sistemini en doğru biçimde İKÜ ile bütünleştirebilmenin temel hedefleri arasında olduğunu belirten Prof. Dr. Dursun Koçer; Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri ekibinin alt yapı çalışmalarında MIT, Stanford, Indiana ve University of Michigan’ın ilk olarak kullandığı öğrenim yönetimi sistemi Sakai’yi kullandıklarını ve Türkiye’de bu sistemi Türkçe’ye uyarladıklarını açıkladı. Bilgi sistemleri ve teknolojik altyapıları ile hâlihazırda bu sistemi İKÜ’deki tüm bölümlere uygulayabileceklerini anlatan Prof. Dr. Koçer, öğrencilerden aldıkları geribildirimdeki çarpıcı sonuçlara da değindi.

 

Öğrencilerin beklentisi akademisyenlerle iletişim ve 7/24 ders desteği

 

Projenin pilot uygulamasını 450 öğrencisiyle İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde gerçekleştirdiklerini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Koçer, pilot uygulama sonrası Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Birimi’nin, sisteme katılan 100 öğrenci ile beklenti ve sonuçlar üzerine yaptıkları anket çalışmasında çok önemli sonuçlar elde ettiklerini belirtti. Gençlerin en önemli beklentilerinin ders kaynaklarına 7/24 erişim ve öğretim üyeleriyle sürekli iletişim kurabilmek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Dursun Koçer şunları söyledi: “Bilgiye erişim ve hoca-öğrenci ilişkisinin değişen doğasını da bu sonuçlardan gördük. Öğretim yönetiminin dijital ortama taşınmasında gençlerin başarı kriterleri güncel bilgi kaynağı ile etkin katılım ve iletişime olanak tanıyan bir yapı. Bu yapı üniversitenin gelişimi içinde önemli bir hareket noktasıdır” Prof. Dr. Koçer, CATS projesi pilot uygulamasının sonuçları ve çıkarımlarının gelecek hedeflerine etkisi konusunda ise şunları söyledi: “Gençlerin güncel bilgi kaynağını uzaktan öğretimde bir başarı kriteri olarak belirlediklerini gördük. Bu beklentileri karşılanması ise iki unsurla mümkün: Bu bilgiyi aktaracak ve bu hızı karşılayabilecek dinamik yapıya sahip akademik kadro ve teknolojik altyapı. Her ikisine de bünyemizde sahip olduğumuzu ve ilerlememiz gereken noktaların bu olduğunu biliyoruz. Bu anket sonucunda ortaya çıkan bir başka gerçek ise hala gençler arasında çekimser ve dirençli bir grubun varlığı oldu. Uzaktan Eğitim Kültürünü geliştirme çalışmalarımızın bir bölümü de bu dirençli ve çekimser grubu yeni öğrenme yöntemlerine adapte etmek üzerine olacak.”

 

CATS


(Computer Aided Training and Educational Services) projesinde MIT başta olmak üzere 200’e yakın üniversitenin öğretim yönetimi uygulamalarında tercih ettiği açık kaynak kodlu Sakai’yi kullanan İKÜ, dünyaya açılan ve dünyayı bağlayan bu teknolojiyi Türkçe olarak kullanıma sokarak evrenseli yerel olanla birleştirdi.

 

Siber savaş hakkında ne biliyoruz

 

İKÜ Yayınevi, orijinal adı ‘Cyber War’ olan Richard A. Clarke’ın eserini tek süper güç olan ABD’nin bugün dünyayı nasıl gördüğünü, neler tasarladığını, büyük çatışmalar çıkarsa ne yapıp ne yapamayacağını bilmek isteyen okurlar için ‘Siber Savaş : Ulusal Güvenliğe Yönelik Yeni Tehdit’ ismiyle Türkçe’ye kazandırdı. Dilimize yeni bir sözcük girdi: “hack’lemek”. Anlamı: İnternette haklamak. Yani izinsiz sızıp darbe vurmak. Size uzak bir tehlike değil bu. Ülke altyapısına bir siber saldırı yaşantınızı altüst edebilir. Bilgisayarlar aksayınca boru hatları yakıt iletemez. Gazınız, elektriğiniz, suyunuz, telefonunuz kesilir. Kara, deniz, hava trafiği durur. Hastaneler hizmet veremez. Bankadan para çekemezsiniz. Gazeteler çıkmayınca, ekranlar kararınca olup bitenden haber alamazsınız. Dağıtım sistemleri çöker, marketlere ve çarşıya mal gelmez. Yağmalama başlayabilir. Siber savaş olasılığının yaklaştığını fark eden devletler önlem telaşına düştüler. Türkiye de o yola girdi. Ama savunma güç. Richard A.Clarke Amerika ile Rusya arasında nükleer savaş çıkmasını önlemek için en üst düzeyde, cumhurbaşkanları ile dirsek temasında görev yapmış bir uzman. Şimdi aynı başarıya siber savaş alanında ulaşmaya çalışmakta. İlk adımın düşünen insanları internet çarpışmaları konusunda aydınlatmak olduğuna inanıyor.

 

Kitap Kültür’dür

 

Dünya genelinde nitelikli bilgiye ulaşmak isteyen okurlar, bilgi birikimini paylaşmak isteyen bilim insanları ve özgün araştırma -incelemeleri toplumla paylaşmak isteyen yazarlar için üniversite yayınlarının önem taşıdığı bir gerçek. Bu gerçeğin bilinciyle üniversite yayıncılığında önemli bir noktaya konumlanan İstanbul Kültür Üniversitesi bilgiyi topluma ulaştırma misyonunu 2009 yılında çalışmalarına başlayan İKÜ Yayınevi ile gerçekleştirmeye devam ediyor. Aile, anı, bilim, düşünce, eğitim, psikoloji olmak üzere çok farklı alanlarda yerli ve yabancı eserleri okurlarla buluşturan İKÜ Yayınevi, okurlara kişisel ve toplumsal sorunlara alışılmadık açılardan ışık tutan ürünler sunmayı hedefliyor. Üniversite yayıncılığını; farklı alanlarda yerli ve yabancı eserleriyle İKÜ Yayınevi ve üniversite öğrencilerinin referans kaynağı olabilecek bilimsel materyalleri sunan İKÜ Yayınları olmak üzere iki eksende sürdüren İstanbul Kültür Üniversitesi’nin kitap sayısı 2010-2011 akademik yılında 150’yi aştı.

 
Yayınevinin misyonu bilgiyi topluma ulaştırmak

 

Üniversite yayıncılığının nitelikli bilgiyi en ekonomik şekilde topluma sunma ve değerli araştırmaları yayınlama yolunda önemli bir boşluğu doldurduğunu ifade eden İKÜ Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Bahar Akıngüç Günver, üniversite olarak yayıncılık kimliğini kurumsallaştırmanın ardında bilgiyi topluma ulaştırma motivasyonu olduğunu belirtti. İKÜ Yayınevi’nin okurların desteği ile kısa sürede bir marka haline geldiğini belirten İKÜ Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni Refik Erduran, İKÜ’nün genel yayıncılığı ve üniversite yayıncılığını çok iyi harmanladığını belirtti. İKÜ Yayınevi olarak üniversiteye ve akademik ortamayakışacak düzeyde ürünler yayınlamanın temel hedefleri olduğunu belirten Erduran, yeni çalışmalarının özgün ve nitelikli yayın arayışında olan okurlar tarafından beğenileceğini söyledi.

 

Kitaplığınızda Kültür’e yer açın

 

Genel yayıncılık alanında bugün 13’üncü kitabını okurlarla buluşturan İKÜ Yayınevi aile, anı, bilim, düşünce, eğitim, psikoloji olmak üzere geniş bir yelpazede yerli ve yabancı eserlerle okurları buluşturuyor. İşte İKÜ Yayınevi’nin okurlarla buluşturduğu eserlerden bazıları...

 

Siber Savaş, Richard C. Clarke, Robert K. Knake

◊ Tiyatro Açılımı,“Kenan Işık, Yıldız Kenter, Ali Pozyrazoğlu ile söyleşi, Moderatör: Refik Erduran

◊ Sekiz Oyun, Refik Erduran

Çağı Yaşamak Önyargıları Yıkmak, Atilla Dorsay

◊ Batıl İnanç (Bilim Çağında İtikat), Robert L. Park

Öğretme; Yürekleriyle Öğrensinler, Roland S. Barth

◊ Kendinizi Tanıyın, Renee Baron

Kırıp Dökmeden, Ülkü Tamer

 

Geleceğin bilim insanları İKÜ'de yetişiyor

21. yüzyılın gerektirdiği değişimler doğrultusunda teknolojik, akademik ve fiziki olarak başarıyla güncellenen İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Araştırma Merkezleri ve Birimleri, eleştirel düşünceyle birlikte bilgiyi etkin ve etik olarak kullanabilme becerisini öğrenciye kazandırmayı amaçlıyor.

Kurulduğu günden bu yana bilimsel çalışmaları desteklemeyi ve geliştirmeyi ilke edinen İKÜ bünyesindeki merkez ve birimler, farklı üniversitelerle birlikte ticari ve sanayi kuruluşlarıyla da araştırma ve geliştirme çalışmalarına destek veriyor. Akademik bilginin üretim ve paylaşım sürecinde doğru ve nitelikli araştırmaların belirleyici olduğu ilkesinden hareket eden İKÜ; Ceza Hukuku, Moleküler Biyoloji ve Genetik, Geomatik başta olmak üzere bilim dünyasına yön veren merkez ve birimlere sahip. Çığır açan yeni çalışmaların yanı sıra disiplinlerarası araştırmalara da olanak sağlayan İKÜ merkezleri arasında Ceza Hukuku Araştırma Merkezi (CEHAMER), Beyin Dinamiği Kognisyon ve Karmaşık Sistemler Uygulama ve Araştırma Merkezi (BEYİNMER), Geomatik Uygulama ve Araştırma Merkezi (GEOMER) kendi alanlarında uygulamaya ve teoriye yönelik çalışmaları başarıyla gerçekleştirirken öğrencilerine de bilgilerini pekiştirme konusunda tam destek veriyor.

Akademik eğitimin vazgeçilmezi araştırma merkezleri


Araştırma ve Uygulama Merkezleri; öğrencilerin teorik bilgilerini geliştirmenin yanı sıra düzenlediği panel, konferans, sempozyum vb. etkinliklerle İKÜ’ nün bilgiyi topluma taşıma ve geniş kitlelere yayma misyonunu da başarıyla taşıyor. Ülkemizde üniversitelerin hızla artan ve kimi zaman giderek keskinleşen rekabet ortamında ayakta kalabilmesi için temel bilimlere ciddi yatırımlar yapılması gerektiğini belirten İKÜ Rektörü Prof. Dr. Dursun Koçer, ileri düzeyde araştırma merkezleri kurmanın ve bunları geliştirmenin İKÜ vizyonunun vazgeçilmez bir parçası olduğunu söylüyor.

Akademik eğitimde fark yaratan araştırma merkezleri

Geomatik Uygulama ve Araştırma Merkezi (GEOMER)


◊ Geomatik, doğal afetler ve atmosferle ilgili konulara yönelik araştırma, etüt, proje ve yayın çalışmaları gerçekleştiren Geomatik Uygulama ve Araştırma Merkezi (GEOMER), alanında devrim olarak nitelendirilen CORS TR projesi ile Türkiye’nin her yerinde 7 gün 24 saat santimetreler mertebesinde konum belirlenmesi yapıyor.

Ceza Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi (CEHAMER)


Hukuk Fakültesi’nde kurulan Ceza Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi (CEHAMER), disiplinlerarası bir yaklaşımla, ulusal ve uluslararası hukuk alanında, bilimsel yöntemlerle Ceza Hukuku Bilimlerine ilişkin sorunların çözümüne katkısı bulunan kolokyum, sempozyum vb. etkinlikleriyle fark yaratıyor.

Aile İşletmeleri ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi (AGMER)


◊ Merkez tarafından gelenekselleşen ve bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Aile İşletmeleri Kongresi ülkemizde aile yönetim ve denetimindeki işletmelere dönük bilimsel araştırmaları sektörle buluşturuyor.

Beyin Dinamiği, Kognisyon ve Karmaşık Sistemler Araştırma Merkezi Merkezi (BEYİNMER)


◊ Sağlık bilimleri alanında önemli atılımlardan biri olan Beyin Dinamiği, Kognisyon ve Karmaşık Sistemler Araştırma Merkezi’nde (BEYİNMER) beyin fonksiyonlarının araştırılmasına yönelik önemli bilimsel çalışmalar yapıyor.

Küresel Siyasal Eğilimler Merkezi (GpoT)


◊ 2009 yılında üniversite çatısı altında bağımsız bir araştırma birimi olarak kurulan Küresel Siyasal Eğilimler Merkezi (GPoT), bölgesel ve uluslar arası politikadaki güncel eğilimleri inceleyerek, yenilikçi ve farklı politik öneriler üreten uluslar arası çalışmalar yapıyor.

Ön lisansta yurtdışında eğitim imkanı

İKÜ ön lisans öğrencilerine de 2 yıllık eğitimlerini 4 yıllık lisans eğitimine tamamlama olanağı sunan İKÜ Meslek Yüksek Okulları’nın bu kapsamda Amerika, Kanada ve Bulgaristan’da protokolleri bulunuyor.

Yaşamın içinde bir üniversite


◊ İstanbul’un her noktasından kolayca ulaşılan merkezi konumu; öğrencilere rahat ve güvenli konaklama imkânı sunan yurtları; periyodik olarak geliştirilen modern dersliklerin, laboratuvarların, atölyelerin, stüdyoların bulunduğu yerleşkeleriyle İKÜ, öğrencilere dinamik ve özgür bir üniversite yaşamı sunuyor. Bugüne kadar 5 bini aşkın mezun veren İKÜ, Ataköy, Şirinevler ve tamamıyla meslek yüksekokullarının eğitimine ayrılan İncirli Yerleşkeleri ile akademik eğitim alanında yeni bir vizyon yaratıyor.

Ataköy Yerleşkesi


◊ Fen-Edebiyat Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, Fen Bilimleri Enstitüsü-Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün yer aldığı İKÜ Ataköy Yerleşkesi’nde eğitim ve öğretimin verimliliğini arttıran teknolojik donanıma sahip derslik ve amfiler, uygulamalı eğitime olanak sağlayan Zemin Mekaniği, Malzeme, Fizik, Kimya, Elektronik ve Bilgisayar Laboratuvarları, Radyo - TV Stüdyoları, işlikler ve kütüphane öğrencilere verimli bir akademik eğitim yaşamı sunuyor. Yerleşke bünyesindeki 750 koltuk kapasiteli Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi, 250 koltuk kapasiteli Önder Öztunalı Konferans Salonu da akademik yıl içinde pekçok bilimsel ve kültürel etkinliğe evsahipliği yapıyor. Öğrencilerin gündelik yaşamlarını kolaylaştıran ayrıntıların da düşünüldüğü Ataköy Yerleşkesi’nde yürüyen merdivenler, kafeterya, restoranlar, Starbucks Cafe, bay-bayan kuaförü, banka, sağlık merkezi, kırtasiye, otopark alanı ve internet merkezi bulunuyor.

Şirinevler Yerleşkesi


◊ Hukuk Fakültesi, İngilizce Hazırlık Okulu, Kız Öğrenci Evi- Yurdu, Erkek Öğrenci Yurdu’nun bulunduğu İKÜ Şirinevler Yerleşkesi ulaşım olanakları ve sosyal imkanlarıyla öğrencilerinin eğitim yaşamlarını başarı ve güvenle sürdürebilecekleri alt yapı özellikleri sunuyor. Teorik ve uygulamalı eğitime olanak sağlayan amfileri, kütüphanesi, internet-bilgisayar laboratuvarları ile Hukuk Fakültesi’ne ait Sanal Mahkeme Salonu’ndan isteyen öğrenciler yararlanıyor.

İncirli Yerleşkesi


◊ Açılışı 2009-2010 akademik yılında yapılan ve bütünüyle Meslek Yüksekokullarının eğitimine ayrılan İncirli Yerleşkesi ön lisans öğrencilerinin, staj ve uygulamalı çalışmalarını kolaylaştıran; onların mesleki, sosyal ve kültürel gelişimine olanak tanıyan merkezi konumuyla ön lisans eğitiminde fark yaratıyor. Teknik Bilimler ve İşletmecilik Meslek Yüksekokulu’nun yer aldığı yerleşkede uygulamalı ve teorik eğitime olanak sağlayan derslikleri, laboratuvarları ve işlikleriyle öğrencilerinin profesyonel gelişimini destekleyecek özel bir eğitim atmosferi sunuyor.

Başarıyı teşvik eden burs imkanları İKÜ’de


◊ Sunduğu alternatif burs ve indirim olanakları ile İKÜ’de ekonomik koşullar eğitimin önündeki en önemli engel olmaktan çıkıyor. Eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen ve öğrenci ihtiyaçlarını bir bütün olarak ele alan İstanbul Kültür Üniversitesi, burs politikasıyla başarıyı yüreklendirirken ekonomik koşulları da öğrenci başarısının önündeki bir engel olmaktan çıkarıyor. Başarıda sürekliliğe önem veren İKÜ Burs Yönergesine göre ÖSYM tarafından yapılan sınavın belirleyici olduğu burslu eğitim kontenjanı dışında öğrencilere başarı ve indirim bursları, ihtiyaç bursları (nakdi burs), katkı payından indirim bursları olmak üzere üç genel burs olanağı sunuluyor.

Eğitim yaşamını kolaylaştıran burs ve indirimler


ÖSYM Bursu’nun yedi yıl süreyle kesintisiz olduğu İstanbul Kültür Üniversitesi’nde LYS sonuçlarına göre yerleştirildiği puan türünde (dil puanı hariç) ilk 3 binin içinde yer alan ve üniversitede bir lisans programına kayıt yaptırmaya hak kazanan öğrencilerden yıllık öğrenim ücreti alınmıyor. Ayrıca öğrencilere katkı sağlamak için öğrenim yılı süresince (9 ay) aylık 750 TL “Gereksinim Bursu”; bilgisayar, kitap, cd vb. ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir defaya mahsus olmak üzere 2000 TL tutarında “Eğitim Gereçleri Bursu” veriliyor. Şehir dışından gelen öğrencilere olanaklar dahilinde ücretsiz olarak konaklama imkanı sunan İKÜ başarı ve ihtiyaç burslarıyla da öğrencilerinin rahat bir eğitim yaşamı sürdürmesini sağlıyor. LYS’de ilk 5000 derecesine de enstitülerinde ücretsiz yüksek lisans olanağı sunan İKÜ’de farklı burs olanaklarının yanı sıra Mütevelli Heyeti ve Kültür Eğitim Vakfı’nın belirlediği kriterler doğrultusunda katkı payından indirim olanakları da tanınıyor. Ebeveynlerin meslekleri ve kardeş eğitimi, Ortaöğretim IB programları başarısı, sporda başarı durumuna göre de Kültür Eğitim Vakfı’nın belirlediği indirim olanakları mevcut. Yüksek lisansa devam da İKÜ’de indirim olanağı yaratan kriterler arasında yer alıyor. Başarıyı teşvik eden burs imkanları İKÜ’de.

Proje bazlı etkinliklerin yanı sıra gelenekselleşen bilimsel çalışmaların da temelini oluşturan İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Araştırma ve Uygulama Merkezleri alanında öncü çalışmalara imza atıyor. Hukuk, temel bilimler ve sosyal bilimler olmak üzere farklı disiplinlerde 12 ayrı araştırma merkezi ve 9 birime sahip olan İKÜ, bu kapsamda ulusal ve uluslararası alanda da işbirliklerini sürdürüyor.

Akademik eğitimde dünya ile bütünleşen üniversite


İstanbul Kültür Üniversitesi, öğrencilerinin ve akademisyenlerinin mesleki vizyonlarını küresel düzeyde geliştirmeye olanak tanıyan uluslararası iş birlikleri ve değişim programları ağını başarıyla geliştirmeye devam ediyor. Dünyanın önde gelen üniversiteleri ile işbirliği içinde olmayı kurumsal vizyonunun bir parçası olarak belirleyen İKÜ, AB’ye giriş sürecinde uluslararası alanlara açılma olanağı sağlıyor öğrencilerine zengin ERASMUS bağlantıları ile destek veriyor. İKÜ bünyesinde faaliyet gösteren Avrupa ve Uluslararası İlişkiler Merkezi ülkemizin tam üyelik için aday olduğu Avrupa Birliği’ne üye olan 22 ülke ile 90’dan fazla üniversitede karşılıklı değişim anlaşmaları çerçevesinde çalışmalarını yürütüyor. Üniversite bünyesinde Erasmus koordinasyonunu gerçekleştiren Avrupa ve Uluslar arası İlişkiler Merkezi Avrupa Komisyonu’nda 2007-2013 dönemini kapsayan bir Erasmus Extended Charter denilen Genişletilmiş Erasmus Beyannamesi’ni almaya hak kazanarak öğrencilerine AB ülkelerinde staj yapabilme yolunu da açıyor. Tüm lisans ve yüksek lisans programlarının Avrupa Kredi Transfer Sistemi’ne (AKTS-ECTS) uyumlu olduğu İKÜ’de, öğrencilere 2006-2007 akademik yılından bu yana diplomanın tamamlayıcısı niteliğinde İngilizce bir “Diploma Eki” de veriliyor. İstanbul Kültür Üniversitesi öğrencilerine; ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Avusturya, Estonya, İsveç, Hollanda, İtalya, Yunanistan, Romanya, Macaristan, Danimarka, Letonya, Polonya, Finlandiya, Belçika olmak üzere dünya genelindeki farklı ülkelerin seçkin üniversitelerinde misafir olarak bir ya da iki dönem eğitim görme şansı sunuyor.

Dil eğitimine bilimsel yaklaşım


Yabancı dil eğitimine önem veren üniversitede İngilizce eğitim almak isteyen yüzde 100 YÖK burslu öğrencilere yüzde 50 indirim, yüzde 50 YÖK burslu öğrencilere yüzde 25 oranında indirim uygulanıyor. Mühendislik-Mimarlık Fakültesi’nde Mimarlık hariç İnşaat Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği, Elektronik Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nün öğretim dili İngilizce olan üniversitede 2011-2012 akademik yılından itibaren İşletme Bölümü de yüzde 30 İngilizce eğitim veren ikinci bir İşletme eğitimi alternatifi sunuyor. İsteyen öğrencilere lisans eğitimlerinden önce Yabancı Diller Merkezi’nde İngilizce Hazırlık sınıfına devam olanağı sunan İKÜ’de, öğretim dili Türkçe olan bölüm ve programlar dahil tüm ön lisans ve lisans öğrencileri eğitimleri süresince planlı ve düzenli olarak yabancı dil dersleri alabiliyor. Üniversitenin, bünyesindeki Yabancı Diller Merkezi’nde yürütülen dil eğitiminde dört temel dil becerisinin (dinleme, konuşma, okuma ve yazma) kazandırılması konusunda görsel ve işitsel eğitim yardımcılarının kullanıldığı sınıf ve laboratuar olanakları da bulunuyor. Çağdaş bir bireyin en az bir yabancı dil bilmesi gerektiği görüşünü benimseyen İstanbul Kültür Üniversitesi, İngilizce’nin yanında öğrencilerine Almanca veya Fransızca öğretiminde de geniş fırsatlar sunuyor.

18.07.2011

Yorumlar

Yeni Yorum: