Kuşkusuz meslek seçimi, insanın hayatı boyunca yapacağı en önemli seçimlerden biri. Meslek tercihi yapan biri hayatın başında aslında daha sonraki ekonomik durumunu, bulunacağı çevreyi de seçiyor. Hangi mesleğin, gelecekte kendisini hangi olanakları sağlayacağını öngörmeye çalışıyor.
Ancak, günümüzde popüler olan meslekler zamanla değerini yitiriyor.
Teknoloji sürekli gelişiyor, pazar koşulları değişiyor, küreselleşme, çevre sorunları, hizmet sektörünün önem kazanması, yaşlı nüfusun artması, bilgisayarın tüm sektörlerde egemenliğini ilan etmesi yeni meslek alanlarını ortaya çıkarıyor. Gelişen teknoloji ile dünya değişiyor. Bugün geçerli olan ve popüleritesi yüksek meslekler yarın önemini yitiriyor. Geleceğin meslekleri neler, öğrenci şimdiden hangi alanlara kaymalı, seçim nasıl yapılmalı? Amerika’daki üniversite ve kariyer sitesi www.getdegrees. com eğitimcilere sorarak, geleceği sallayacak meslekleri belirledi. İşte onlar:
10-20 yıl sonrasının meslekleri
Bazı mesleklere her zaman ihtiyaç olacak fakat bazıları teknoloji ve bilimdeki gelişmelerle birlikte değişime uğrayacak. Zaman değişip de yeni meslekler doğduğunda bu meslekler için hazır olacak mısınız, işte size fikir verecek bazı bilgiler:
Bilim ve mühendislik
Uzay Turu Rehberi: Yakın zamanda uzayın derinliklerine egzotik geziler başlayacak. Fakat yaşam dışı alanlardan bize rehberlik edecek birilerine ihtiyacımız olacak. Mültimedya uzmanı Richard Branson’ın sahibi olduğu Virgin Galaktik Uzay Turizm şirketi şimdiden rehberlik ve hitabet sanatında yetiştirmek üzere yetenekli kişileri eğitiyor.
Robot Teknisyeni: Robotların yeri hayatımızda gün geçtikçe artıyor. Elbette robotları tasarlamak ve üretmek için de yetenekli kişilere ihtiyaç var. Geleceğin dünyasında teknisyenlerin yeri şimdiden hazır.
Nanoteknolojist: Nanoteknoloji moleküler boyuttaki çalışmaları kapsayan bir alandır ve atomların ayrı ayrı manipüle edilmesi söz konusu. Çok yeni bir alan olan nanoteknolojinin de gelecekte sağlık sektöründen elektroniğe kadar birçok alanda kullanıma geçirilmesi planlanıyor. Çünkü nanoteknoloji şimdiye kadar imkansız gözüyle bakılan birçok projeye hayat verdi.
Simulasyon Mühendisi: 3D teknolojisi akıl almaz bir hızla gelişiyor ve simulasyon yakında neredeyse bütün mühendislik alanlarında ve diğer sektörlerde kullanılmaya başlanacak. Simulasyon Mühendislerinin de geleceği parlak görünüyor.
Uzay Mühendisleri: Hayallerin gerçeğe dönüşmesi sadece bir an meselesi. Uzayı fethetmemiz, yeni gezegenler keşfememiz, yeni hayatlar ve medeniyetler kurmamız birden gerçekleşebilir. Ve yeni medeniyetin mimarı olmak da uzay mühendislerinin görevi olacak.
Biyorafineri Ürünleri Müdürü: Petrol sorununu biyoyakıtlarla çözme fikri şu anda gündemde olan bir konu. Biyoyakıt gelecekte daha da önem kazanabilir ve bu iş için de tarlada çalışacak işçisinden tutun da bu ürünlerin araştırmasını yapacak ve yol belirleyecek müdürlere kadar birçok kişi için yeni bir meslek olabilir.
Tohum Üretim Teknisyeni: Değişen teknoloji hayatımızdaki her şeyi de değiştiriyor hatta tarım bile bugün değişik bir görünüm kazanmakta. Fabrika tarımının artmasıyla birlikte işler de daha fazla uzmanlık gerektirir hale geldi. Büyük şirketler şimdiden, tohum üretimi, dağıtımı ve ülkenin ekonomisinde büyük yer tutan ürünlerin belirlenip ticaretin yapılması için uzmanlar arıyor ve yetiştiriyor.
Teknik Anlatımcı: Robotlar, uzay mekikleri, bilgisayarlar… Her geçen gün gelişen teknoloji ve hiçbiri de kolay kolay öğrenilmiyor. Bu ürünlerin açıklayıcı el kitaplarını yazmak için duyulan kişilere olan ihtiyaç da gün geçtikçe çığ gibi büyüyor. İşte geleceğin mesleği olmaya bir aday daha.
Sağlık
Medikal Robot Programcısı: Bugünlerde yeni teknoloji sayesinde sağlık sektöründe inanılmaz gelişmeler yaşanıyor. Özellikle de sağlık robotlarında. Robotlar şu anda insan kadar iyi olmasalar da çok iyi iş çıkarıyorlar. Fizik terapi için, dış iskelet robotundan estetik robotlarına kadar birçok alanda kullanılan robotlar giderek daha iyi, daha güçlü, daha hızlılar ve robot programcılarına olan ihtiyaç her geçen gün artacak.
Genetik Danışman: Doktorlar genetik alanında testler yaparak bir insanın her özelliğini tahmin edebiliyorlar. Genetik danışmalar da ailelere çocuklarının genetiği ve geleceği hakkında karar vermede yardımcı oluyorlar. Şu anda Amerikan Genetik Danışmalık Kurulu tarafında onaylı 2000 danışman bulunuyor.
Solunum Terapisti: Atmosfer ve soluduğumuz hava ne yazikki eskisi gibi olamayacak. Tıklım tıklım otoyollar, fabrikaların yol açtığı hava kirliliği, stres…v.b astım gibi solunum yolları hastalıkların artmasına ve diğer sağlık sorunlarına neden olacak. Değişik kademedeki teknisyen ve pratisyenler solunum terapisti olmak için şimdiden eğitim almaya başladılar.
Biyobilişimci: Ne zaman yeni bir kara parçası bulunsa haritalar düzenlenir ve yeni dökümanlar çıkarılır. Bu sadece coğrafyada değil biyolojide de aynı şekilde yürür. Yıllardır sürdürülen genetik ve moleküler araştırmaların da bir haritasının çıkarılması gerekir. Bunun için de çalışmaların haritasını çıkaracak, analiz edecek ve 3 boyutlu modellerini çıkaracak çalışmalar yapılması gerekir. Gelecekte biyobilişimcilere olan ihtiyaç da çalışmalarla birlikte artacak.
Kök HücreAraştırmacısı: Kök hücre araştırması başladığı günden beri etik tartışmalarını da yanında getiriyor. Bilim ilerledikçe araştırmacılar bu etik tartışmalarına son verecek alternatif embriyonik kök hücre buldular. Bundan sonra çalışmaların hızlanmasıyla birlikte, hastalıklara ve genetik bozukluklara tedavi bulunması söz konusu. Bu noktada görev kök hücre araştırmacılarına düşüyor.
İmplant Organ Tasarımcısı: Organ nakilleri yakın zamana kadar sadece bilim kurgu romanlarında ve filmlerinde yer alabilirdi. Oysa şimdi insan kulağı bir farede yetişebiliyor, farenin beyin hücreleri robotlara nakledilebiliyor ve yeni nesil bilim adamları jel ile şekil verdikleri dokuların ekimlerini yaparak sıfırdan implant oluşturmak için organ üretiyorlar. Biyomedikal mühendisliğe geldiğimizde ise sınırlar ortadan kalkıyor, yetenekli bilimadamlarının bir sonraki çığır açan buluşu ne zaman yapacakları merak ediliyor.
Masaj Terapisti: Zaman geçtikçe şehirlerdeki nüfuslar daha kalabalık hale geliyor. Yüksek gökdelenlerin artması ve iş merkezlerinin buralara kayması stresi arttırıyor. Ekonomik durumlar ve şehir yaşamanının stresi daha karmaşık hale geldikçe, stres atmak isteyenlerin sayısı ve dolayısıyla masaj terapisi sektörü de gittikçe yükselmeye başlıyor.
Hemşire: Hemşirelik her dönem en gerekli iş kollarından biri olmuştur, bu nedenle hemşirelerin sayısı asla azalmayacaktır. Hayat devam ettikçe hemşireye ihtiyaç artacak ve modası geçmeyecek bir meslek olara kalacak.
Evde Sağlık Bakım Uzmanı: Nesil giderek yaşlanmaya başladı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra doğum patlaması yaşandığı zaman doğanlar artık kıdemli birer vatandaş oldular. İşte bu yaşlı nüfusa evde bakacak olan sağlık görevlilerine olan talep de yükselecek. Hem iyi bir refakatçi, hem gündelik işlere yardımcı oluyorlar.
Eczacı: Eczacılık bir klasiktir. Önümüzdeki 10 yılda eczacıların ve ecza teknisyenlerinin sayılarının yüzde 30 artması bekleniyor. Sağlık sorunlarının artması maalesef sağlık personelinin de artmasına sebep olacak ve şimdikinden çok daha fazla sağlık çalışanı gerekecek. Reçeteleri alıp ilaçları vermek de her zamanki gibi eczacılara düşecek.
Medikal Kayıt Yöneticisi: Bilgi dünyası sürekli değişiyor ve medikal kayıtlarda digital ortamda tutuluyor. Bu kayıtların digital ortama geçirilmesi burada tutulması ve gerektiğinde digital grafikler çizilebilecek kişilere olan ihtiyacın artmasına yol açıyor.
Beslenme Uzmanı: Obezite günümüzde sürekli artan bi hastalık. Sadece obezlerin değil kalp hastası, diyabetli ve her sağlıklı insan için de sağlıklı bir diet şart. Gelecekte daha da artacağı düşünülen obezite ve beslenmeye bağlı hastalıların çözümü için neredeyde herkesin bir beslenme uzmanı ya da diyetisyenden yardım alması gerekecek. Dişçi: Dişçilerin ilerde de revaçta olacağını söylemek çok da fütürist bir varsayım değil. Fakat birçok dişçinin emeklilik yaşından önce emekli olması dişçi sayısında bir azalmaya sebep oluyor ve dişçi ihtiyacı da sürekli artıyor.
Çevrecilik
Organik Besin Üreticisi: Çevre dostu olmak uzun zamandır popüler olsa da, organik besin şu sıralar hiç olmadığı kadar revaçta. Yemek ve içki pazarının yüzde 10’unu kapsayan organik etiketli ürünlere olan talep giderek artıyor. Bu pay arttıkça organik tarım yapan çiftçi, üretici ve bu alanla ilgili olan bilim adamlarına olan ihtiyaç da artacak. Gelecekte organik besin üreticileri de hızla artacak.
Atık Yönetimi Danışmanı: Atık dünyamızdaki en önemli sorunlardan birini teşkil ediyor. Suyumuzu temiz tutmak ve besinlerimizden mikropları uzak tutmak için yeni fikrileri olan, hem biyoloji hem de kimyadan anlayan atık danışmanlarına olan ihtiyaç gitgide artacak. Bunun yanı sıra elektronik atıklardan da kurtulmak için çalışmalar acil ihtiyaçlarımız arasında yer alırken ilgili uzmanlara ve yeni çözüm yollarına gereksinim dağ gibi büyüyor.
Diyetisyen: Akşama yemekte ne var? Gelecekte bu sorunun cevabı çok komplike teknik araştırmalar gerektirebilir. Besin bilimi çok geniş bir alanı kapsıyor. Genetikleriyle oynanmış sebzeler bir yandan, organik sebze meyveler bir yandan pazarda yer almaya çalışırken kimya sektörü de diğer yandan bizi daha sağlıklı ve güçlü yapan yardımcı besinlerle pazara girmeye çalışıyor. Durum böyle olunca herkesin doğru beslenme için bir uzmana ihtiyacı olacağa benziyor.
LEED Sertifikalı Mimar: Şu günlerde ev inşa etmek ince bir sanat. İnsanlar evleri için en iyisi istiyorlar ve aynı zamanda çevreci de olmasını istiyorlar. Yeni mimarların hepsinin çevreye duyarlı bir şekilde evler inşa etmesi gerekiyor ve LEED de bunun sertifikası. LEED sertifikası alabilmek için çevreye duyarlı ve az enerji harcayan ev projeleri geliştirmek gerekiyor.
Ekoturizm Gezi Rehberi: Herkesin tatil anlayışı farklı ve şimdilerde yeni bir tatil anlayışı doğuyor. Uluslararası Ekoturizm Topluluğundan yapılan açıklamaya göre ekoturizm, doğanın ve yerel yaşamın korunduğu yerlere yapılan doğa gezilerini kapsıyor. Özellikle doğaya zarar vermeden yapılabilecek işler üzerinde duruluyor. Binaların çevreye olan uyumluluğu ve kültürel dokuya zarar verememek başlıca konuları teşkil ediyor.
Dijital
Siber Güvenlik Uzmanı: 1990’larda internetin şeytanı olarak görülen hackerlar şimdi siber güvenlik şirketlerinin aradıkları bir numaralı kişiler haline geldiler. Siber güvenlik hızla büyüyen sektörler arasında ve eğer isterseniz siz de profesyenol bir güvenlikçi olabilirsiniz.
Medya Araştırma Uzmanı: Her işin internet üzerinden yürütüldüğü günümüzde medya araştırmaları bütün sektörlerin araştırma bölümlerinde yer almaya başlayacak. Pazar araştırması yapmak ve web sitelerini google aramalarında birinci sıraya çıkarmak için medya uzmanlarına ihtiyaç her geçen gün artacak.
Uzaktan Eğitim Danışmanı: Gelecekte okullar da online eğitim vermeye başlayacak. Son yıllarda uzaktan eğitim sektörü hızla gelişiyor. Şu anda çok yeni bir öğretim sistemi olsa da geliştirme çalışmaları gitgide hız kazanıyor ve danışmanlara da yeni işler doğuyor.
Site Hızlandırma Mühendisi: İnternet şu anda hiç olmadığı kadar hızlı fakat bu daha da hızla olamayacağı anlamına gelmiyor. Her geçen gün daha fazla insan online oluyor ve günlük bilgi aktarımı da her geçen gün artıyor. Hal böyle olunca da interneti hızlı ve verimli kılmak için yenilikler gerekiyor. Bilgisayar mühendisleri de bu açıdan geleceğin aranan adamları olmayı sürdürecek.
Adli Bilişim Uzmanlığı: Suç da teknolojinin gelişmesiyle birlikte farklı formlar almaya başladı. Bazen bilgisayarlarımızda suça kanıt teşkil edecek bilgiler bulunabiliyor. Hayat bir yandan çevrimiçi devam ederken adli bilişim uzmanları da bilgisayarlarımızı kontrol etmek üzere bekliyor olacaklar.
Internette Crack (Kırma) Takımı Gönüllüsü: İnternet neredeyse sınırsız bir mecra, ama aynı zamanda da kırılgan. Aslında internetin bütünlüğü bir grup elit programcının ellerinde, bunlar hataları bulabilen, az sayıda internet ağına girebilecek yetenekte ve zarar görmüş donanımsal sektörleri düzeltebilen birikime sahipler. Şimdiye kadar bu görev kolektif düşünebilen gönüllülerin çabalarıyla ilerledi, ama dünya internet hizmetlerine daha bağımlı hale gelmeye başladıkça şimdiye kadar bu hizmetleri bedava yerine getirenlerin gerçek kariyer günleri başlayacak.
İstihbarat Analisti: Dünya terör olaylarının artmasıyla daha güvensiz bir yer olabilir ve geceleri rahat uyumamızı sağlayan istihbarat analistlerine gelecekte daha fazla iş düşecek. Genelde ordu için bazen de özel sektör için çalışan analistlere terör saldırılarına karşı ve dünyanın politik dengesinin sağlığı için gereksinimimiz daha da artacak.
Gardiyanlar: Dünyanın nüfusü arttıkça suçlar ve suçlular da artıyor. Hapishane sisteminin ise yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Yasalar daha fazla ceza ve daha uzun süre hapis cezaları verirken daha sıkı kontroller gerekiyor. Çalışma bakanlıkları da giderek daha fazla gardiyana kontenjan açmaya başladı bile..
Sayısal Finans Analisti: Sayısal finansçılar, finans dünyasının sayısal sihirbazları olarak bilinirler. Hisse senetleri ve bonolarla uğraşmak yerine yatırımcıların daha iyi anlayabilmsei için matematiksel konseptlerle önerilerde bulunurlar. Sayısal finansçıların çoğu ya fizik ya da matematik bölümlerinden mezunlar.
Sanal Servis İşçileri: İnternet günlük iletişim şeklimizden başlayarak her şeyi değiştirdi. FRP oyunları internette, gece klübünden, spor tesislerine, alışveriş merkezlerine kadar ikinci bir hayat yarattı.
Fütüristten adaylara: Eğitim, sınav sistemi değişemiyorsa, siz değişin
Diplomasında “Ekonomist” yazan, yıllar sonra mesleği ile ilgili adları da, tanımları da kendi bulan ve kendine iş kuran gelecek tasarımcısı, iş avatarı, fütürist Ufuk Tarhan, adaylara tercih öncesi şu önerilerde bulunuyor:
Teknolojik, yaşamsal koşullarının siber hızla değiştiği; her seviyede ve her şey için ‘analogdan, dijitale’ geçtiğimiz dünyamızda; tüm araç-gereçler, hizmet-servis standartları da dolayısı ile meslekler ve uzmanlıklar da değişmektedir. Buna rağmen okullar, adeta kafalarına gelecekte geçerliliği olmayacak bilgiler tıkıştırılmış milyarlarca insanı işe yaramaz diplomalarla anlamsız bir rekabete salıvermektedir. Tüm dünyada bir diploma spekülasyonu vardır ve artık üniversite diploması bir işe girmek ya da iş edinmek için yeterli değildir. En azından master, doktora beklenmekte, neredeyse herkes profesör olmak için yetiştirilmektedir. Her türlü bilgiye, üstelik de videolarla (pek yakında 3D de standart olacak) ve her yerden, anında, on-line ulaşılabildiği halde; hala çocuklarımızı yıllar süren, öğretmen-sınıf odaklı ortamlarda zapt etmeye, sıralamaya, numaralandırmaya çalışıyoruz. Yazık değil mi? İşlerine yaramayacağı belli bilgileri ezberlesinler diye yaratıcılıklarını, gelecek umutlarını ve yaşama sevinçlerini örselemenin neresine iyi bir eğitim aldı diyeceğiz?
Önemli olan sizsiniz diplomalar değil
Bir şeyi gerçekten yapmak isteyen çare, istemeyen mazeret bulur. Her ne okursanız okuyun, hangi diplomayı alırsanız alın, eğer bir şeyi gerçekten ister hale gelirseniz onu gerçekleştirecek beceriyi geliştirmenin yollarını da bulursunuz. Mazeret bulan değil, yeniçağın becerikli buluşçusu olun! ‘‘Yerim dar oynayamıyorum, ama, fakat, lakin’’ demeyin. Özgeçmişçi, sözgelecekçi değil; özgelecekçi olun. Hangi okul, bölüm tutarsa tutsun, girin keyifle okuyun. Okul kazanamazsanız hiç ama hiç kafanıza takmayın! Alacağınız veya alamayacağınız o kağıt parçaları ileride hiç önemli olmayacak. Nerede olduklarını bile hatırlamayacaksınız… Önemli olan ve hep de öyle olacak Sizsiniz. Sakın korkmayın, cesur ve buluşçu olun. Çareler tükenmez, inanç tükenir! Gelecek onu tasarlamanızı ve istediğiniz gibi gerçekleştirmenizi bekleyen esnek bir süreçtir. Kısıtlarınıza, sınırlara değil, onları nasıl aşabileceğinize odaklanın. Daha da ilerlemek isterseniz; fütürizmi inceleyin…
Üniversite yöneticilerinin tercih önerileri
"Seçeceğiniz üniversitenin mezunlarının iş imkanlarını araştırın"
Prof. Dr. Candeğer Yılmaz (Ege Üniversitesi Rektörü)
Bu yıl yapılan ÖSYM sınavlarının önceki yıllardan farklı olması nedeniyle sıralama ve puanlamada birtakım farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bunun için adaylar üniversite seçerken şunlara dikkat etsin: Önce okumak istediğiniz üniversiteyi belirleyin Üniversiteyi seçerken: seçtiğiniz fakültenin veya yüksekokulun öğretim kadrosunu, üniversitenin deneyimini, laboratuar ve araştırma olanaklarını dikkate alın Üniversitenin, eğitim/öğretimle ilgili olarak bilimsel alanda ve kamuoyunda kabul edilirliğini ön planda tutun seçtiğiniz üniversitenin mezunlarının iş bulmada tercih edilir olmasını düşünün Üniversitenin konaklama (yurt) imkanları göz önünde bulundurun. ‘‘Boş kalmayayım da bir üniversiteye gireyim’’ düşüncesi yerine, mutlaka üniversitenin imkanları ve eğitim/araştırma politikasını ön planda değerlendirin. Eğitim-öğretim ve donanımlı çağdaş insan anlayışının tamamlayıcı unsuru kültür, sanat spor desteğidir. Bu nedenle Üniversitelerin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerini de değerlendirmede özellikle dikkate alın.
Puanlarda düşme olabilir
Yerleştirmelerde her yıl sürprizler olabilir. Puanı düşen ya da yükselen bölümlerle karşılaşabiliriz. Kontenjan artışı ile birlikte 400 bini aşkın 4 yıllık program oldu. Bu kadar kontejnanın olduğu bir yerde mutlaka sürprizler (özellikle vakıf üniversitelerinde) olacak.
Bu yüzden geniş bir yelpazeden tercih yapın. Ortalama ve tam yapan adaylara bakılınca puanlarda düşüş olabilir. Rahatlıkla ilk 4-5 tercihinizi idealinizde olan çok yüksek puanlı yerlere ayırın.
2 yıllık tercihlerde öncelik meslek liselerinde
Cihan Yeşliyurt (Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü)
Bu yıl YGS puan türüne göre öğrenci alan 4 yıllık yükseköğretim programlarının başarı sıralarında yüzde 10 ile yüzde 20 arasında düşme olabilir. Örneğin 40 bininci başarı sırasında öğrenci alan Okul öncesi Öğretmenliği Bölümü bu yıl 44 bin ile 48 bin arasında öğrenci alabilir. Elbette bu yorum her bölüm için geçerli olacak diye bir koşul yok. Arz ve talebe göre değişebilir. 2 yıllık tecrihlerde her ne kadar öncelik meslek liselerinde olsa da son yıllarda yaşanan üniversite ve kontenjan artışı nedeni ile genel lise mezunu öğrencilerin 2 yıllık tercihlerine girmesinde bir avantaj getirebilir. Özellikle üniversitelerin ilçe merkezlerinde bulunan Turizm, Pazarlama, İşletme, Elektrik gibi bölümleri genel lise çıkışlı adayların yerleştiğini geçen yıl gördük. Bu yıl da aynı durum tekrarlanacak diye düşünüyoruz. Öğrenciler kendi alanlarının devamını tercih ederken OBP’lerine göre yerleşecek. Örneğin lisedeki alanı bilgisayar olan öğrenci Bilgisayar Programcılığı Bölümü’nü tercih ettiğinde OBP’sine göre yerleşecek. Ayrıca diğer tüm adaylar 2 yıllık bölümlerde alan dışı tercih yaptıkları için 0,12 AOBP’li puanlara göre liste hazırlayacak ve 2 yıllık tercihlerde başarı sırası değil, puanı baz alacak. Öte yandan özellikle Sağlık Bilimleri (tıbbi görüntüleme teknikleri, ilk ve acil yardım gibi) ile Bilgisayar Programcılığı, Çocuk Gelişimi Bölümlerinin kontenjanlarının meslek liseleri tarafından doldurulacağını ve genel lise mezunlarına kontenjan açığı kalmayacağını düşünüyorum.
Tercih Yorumu: 2011 ÖSYS sonucunda oluşan LYS puanlarında 2010 puanlarına göre yaşanan düşüşün en fazla olduğu puan türü TS. Adayımızın TS-1 puanı 467,593 ve başarı sırası da 1540. Ancak aynı başarı sırasına sahip adayın geçen yılki puanı 480,649.Yani 480 taban puanlı bir programın bu yılki taban puanı 467 olacak demektir.Adayımız ilk 9 tercihini isteklerini ve tercih eğilimlerinde oluşabileceğini düşündüğü değişikliği öngörerek yapmış. Ancak bu kadar büyük değişim yaşanması pek beklenmemelidir. 10. tercihinden itibaren sıralanan programlara yerleşebilir. En kötü olasılıkla da ancak 19. sıradaki tercihine kadar düşebilir.Büyük bir ihtimalle 10-11 veya 12. tercihlerine yerleşebilir.

TERCİHLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
- Genel lise mezunuyum. 2 yıllık bir bölüme yerleştiğimde bir sonraki yıl puanım düşer mi?
2 ya da 4 yıllık herhangi bir bölüme yerleştirildiğinizde (Açıköğretimin kontenjansız programları hariç) bir sonraki yıl AOBP’niz yarı yarıya düşer.
- Özel Yetenek Sınavı’nı kazandığım ve okumaya başladığım takdirde gelecek sene tekrar sınava girdiğimde puanım düşer mi?
Özel Yetenek Sınavı’yla da olsa bir yükseköğretim programına yerleştirildiğinizde (Açıköğretimin kontenjansız bölümleri hariç) Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı’nız yarı yarıya düşer.
- Açıköğretim Fakültesi’nde bir bölüm kazananlar ek yerleştirmeye başvurabilir mi?
Açıköğretim Fakültesi’nin İşletme, İktisat gibi kontenjansız bölümlerini kazananlar ek yerleştirmeye de başvurabilirler.
- Tercih yaptığım halde yerleştirilmezsem seneye puanım düşer mi?
Tercih yapmak puanı düşürmez. Burada önemli olan bir yükseköğretim programına yerleştirilmektir. Açıköğretim Fakültesi’nin kontenjansız bölümleri hariç bir yükseköğretim programına yerleştirildiğinizde, ister kayıt yaptırın ister yaptırmayın, AOBP katkınız yarı yarıya azalacaktır.
REKTÖRLERDEN TERCİH TÜYOLARI
"Üniversite adaya huzurlu bir ortam sağlamalı"
Prof. Dr. İbrahim Özen (Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü)
Üniversite adayları için en kritik süreç tercih dönemidir. Bu önemli karar süreci sadece adayı değil, ailelerini de doğrudan ilgilendirmektedir. Üniversite sayıları dolayısıyla seçeneklerin arttığı günümüzde doğru rehberlik çok önemli. Öncelik meslek seçiminde olmalı. İnsanların sevdikleri işlerde daha çok başarılı olduğu gerçeği unutulmamalı, adaylar mutlaka sevecekler mesleklerin ◊ eğitimini almaya, yeteneklerine uygun, benimseyecekleri işi yapmaya yönlendirilmeli. Meslek seçimi yapıldıktan sonra kritik ikinci aşama eğitimin alınacağı üniversitenin tercihidir. Seçilen üniversiteden iyi bir mesleki eğitim vermesi, adayın kişisel gelişimine katkı yapması ve huzurlu, rahat bir ortam sağlaması beklenmelidir. Verilen eğitim-öğretimin uluslararası tanınırlığı (bölümlerinin akredite olması, Diploma Eki verebiliyor olması, Avrupa Kredi Transfer Sistemine dahil olması, ulusal ve uluslararası öğrenci değişim programlarına açık olması gibi), bölümlerinde yeterli ve kaliteli öğretim üyelerinin görev yapması ve alt yapı (sınıf, laboratuvar gibi) olanaklarının güçlü, mezunlarının tercih ediliyor olması iyi bir mesleki eğitimin en önemli parametreleridir. Öğrencilerin ders dışı zamanlarını geçirecekleri, iletişimde ve etkileşimde başarıya götürecek sportif, sanatsal ve kültürel faaliyetlerini gerçekleştirebilecekleri olanakların varlığı tercihleri etkileyebilecek faktörlerden olmalıdır. Ulaşımının kolay olduğu, huzurlu, yaşama standartlarının yüksek ve rahat bir kente konuşlanmış, beslenme ve barınma sorunlarını çözmüş güzel bir kampus alanına sahip olmak tercih edilebilir bir üniversiteyi tarif etmektedir. Öğrenciler tüm bu kriterleri üniversitelerin web sayfalarından kontrol ettikten sonra tercihlerini yapmalarında fayda var...
ÖĞRENCİDEN
"Hayal gücüne güvenenler ve iletişim becerisi olanlar için ideal"
Yağız Basgıcılar (İTÜ Endüstriyel Tasarımı Bölümü 1.sınıf öğrencisi)
Zanaatkarlığın çoktan rafa kaldırıldığı ve çoğu ürünün fabrika şartlarında seri üretimle üretildiği günümüzde piyasaya çıkacak her ürünün arkasında endistriyel tasarımcı veya tasarımcılar grubunun emeği vardır. Yeni bir ürünün ortaya çıkışı için geçen problemin belirlenmesinden üretime kadar olan süreçte her ne kadar mühendisler ve ilgili kişiler de kendi uzmanlık alanında destek verseler de endüstriyel ürün tasarımcısı sürece en hakim ve bu süreci yöneten kişidir. Her gün ortaya yeni bir ürün çıkıyor. Cep telefonu, bilgisayar, araba, mobilya vs. Sadece bunların değil diş fırçası, saksı, çoklu priz, çaydanlık gibi ürünlerin de arkasında birer tasarımcı vardır. ◊ Elinize aldığınız mobilya setinin içindeki kılavuzu bizler hazırlarız. Tasarım aslında büyük güç. Ürünlere bir anlam yükleyerek, kitleleri harekete geçirecek akımlar tasarım vasıtasıyla başlatılıyor. Mesleğimizi henüz pek kimse tanımıyor. Ama ben dünyaya yenidern gelsem bu bölümü tercih ederdim. Bölümümden çok memnunum ve gelecek için çok umutluyum. Bu bölümü isteyenlerin iyi düşünmesi, hayal gücüne güvenmesi gerekiyor. Bu meslek çok yünlü ve yaratıcı olmayı gerektiriyor. İnsan ilişkileri, iletişim becerileri ürün tanıtım esnasında çok işe yarıyor. Tasarımcının araştırmacı olması gerekiyor. Gözlem yeteneğinin çok büyük faydası var. Sanatsal yetenekler de çok işe yarıyor.
"Gelecek Mekatroniğin olacak"
Çağıl Gürbüz (Üniversite adayı)
Günümüz artık teknoloji çağı. Yani hayatımız düzenlerimiz makinalara, bilgisayarlara bağlı. Benim görüşüme göre gelecek makinalara ve bilgisayarlara sözünü geçirebilenlerin olacak. Bu yüzden ben Mekatronik Mühendisi olmak istiyorum. Bu meslekten beni Ar-Ge çalışmalarında sözümün geçeceği bir konuma getirmesini umuyorum. Bana gerekli bilgiyi en azından benim kendi bireysel çalışmalarım ile üstünü rahatlıkla doldurabileceğim bir altyapı vermesini istiyorum. Mesleği tercih etmek istememde gelişen teknoloji ve bu konuda yetkin insanların olmasının önemi etkili oldu.
MESLEKLERİ TANIYALIM
Yeni mühendislik dalı: Mekatronik Mühendisliği
Makine Mühendisliği ve Elektrik Mühendisliği gibi iki yerleşik mühendislik dalı ile Bilgisayar ve özellikle Yazılım Mühendisliği’ni kaynaştırılmasına dayanan yeni bir mühendislik tasarımı yaklaşımı. Mekatronik Mühendisleri tasarım ve üretim yapan her türlü sanayi kuruluşunda, araştırma merkezleri, AR-GE birimleri ve fabrikalarda çalışabilirler.
Özgün tasarımlar üretenler için ideal: Moda Tasarımı
Bu bölüm hazır giyim ve moda sektörüne çağdaş, yaratıcı ve özgün tasarımlar üretebilen öncü fikir sahibi bireyler yetiştirmeyi hedefliyor. Adayların kültürel, sanatsal ve teknik açıdan kendini yetiştirmeyi hedefleyen bireyler olması bekleniyor. Mezunlar hazır giyim ve aksesuar işletmelerinin yanı sıra kendi açtıkları işyerlerinde çalışabilir.
Eşyanın üretimine merak saranlara: Endüstri Ürünleri Tasarımı
Endüstri alanında üretilmesi düşünülen herhangi bir eşyanın veya bir gıda maddesi gibi tüketilecek bir ürünün biçiminin nasıl olacağı, nasıl bir ambalajla sunulacağı, eğer bir eşya ise hangi hammadelerin kullanılacağı, ne gibi süreçle üretileceği, kullanışlılık, estetik, ergonomik yönler göz önüne alınarak belirlenmesi konusunda eğitim veriliyor.
Bilginin depolanıp verimli kullanılmasını öğretiyor: Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği
Bilginin üretilmesinde ve depolanıp verimli kullanılmasında, bilgisayarlardan yararlanmayı sağlamak, bilgisayar kullanımını yaygınlaştırıp, gençlere öğretmeyi hedefler. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi ortaöğretim kurumlarında çalışmak isteyenler devlet memurluğu sınavına girip yeterli puanı almak zorundalar. Yazılım firmalarında program yürütücüsü ve geliştiricisi olabilir, bilgisayar firmalarında görev yapabilirler.
Mekatronik Mühendisliği
Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası
Yıldız Teknik Ünv. 502.625 15.500
Fırat Ünv. (İ.Ö.) 369.532 105.000
Moda Tasarımı
Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası
Anadolu Ünv. 408.210 144.000
Giresun Ünv. (İ.Ö.) 363.581 289.000
Endüstri Ürünleri Tasarımı
Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası
ODTÜ 504.676 14.600
Gazi Ünv. 469.030 31.600
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği
Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası
Boğaziçi 464.762 47.000
KTÜ (Uzak. Eğitim) 365.686 184.000
Puan değil başarı sırasına göre tercih yapın
LYS sonuçlarına bakınca soru çözüm ortalamaları incelendiğinde Edebiyat testinde ciddi düşüş göze çarpıyor. Aynı şey Tarih ve Biyoloji testlerinin ortalamaları için de geçerli. Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü Cihan Yeşilyurt, TM alanında tercih yapacak adaylar için Edebiyat testinin çok etkili olduğunu belirtiyor. Yerleşmelerde okul başarısı ve özellikle YGS performansının da etkili olacağını söyleyen Yeşilyurt, “Puanlar yanıltıcı olabilir, başarı sırasına göre hareket edin. Geniş aralıktan tercih yapın. Aldığınız başarı sırasının yüzde 35’inin üstünde başlayıp, yüzde 100’ün altına kadar tercih listenizi oluşturun. Özellikle TM ve TS puan türlerine göre yapılacak tercihlerde yüzde 35 aralığı yüzde 20’lere kadar çekilebilir” diyor.
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon
Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası
Hacettepe Üniv. 507.531 12.500
M. Kemal Üniv. (İ.Ö) 497.057 19.300
Hemşirelik
Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası
Hacettepe Üniv. 447.322 41.500
Kafkas 363.092 158.000
Ebelik
Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası
Ankara Üniv. 358.560 104.000
Yüzüncü Yıl Üniv. 342.013 196.000
Meslekleri tanıyalım
Yardımı seven adaylar için
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon
Bu programın amacı doğuştan veya sonradan herhangi bir şekilde sakatlanan ve hekim tarafından tanısı konup, tedavisi belirlenen hastalara gerekli fizik tedavi ve rehabilatasyon programını planlayıp, uygulayacak sağlık personeli yetiştirmektir. Fen derslerinden başarılı, yardımı seven, hoşgörülü, güler yüzlü ve sabırlı olan adaylara önerilir. Mezunlar hastanelerin fizik tedavi, ortopedi, nöroloji, kardiyoloji kliniklerinde görev alabilir.
Tüm sağlık kuruluşlarında görev yapabilirler
Hemşirelik
Hemşireler, hastalık halinde hekim tarafından belirlenen tedavinin uygulanması, hasta bakımının planlanmasını yapar. Yardımı seven, sabırlı, anlayışlı ve soğukkanlı olup, biyolojiye ilgi duyan üniversite adaylarına öneriliyor. Tüm sağlık kuruluşlarında görev yapabilirler. Hemşirelik temel eğitimine ek olarak öğretmenlik formasyonu olan hemşireler sağlık meslek liselerinde çalışabiliyorlar.
Anne adaylarının en büyük destekçisi
Ebelik
Bu program ana-çocuk sağlığının korunması ve tedavi hizmetlerinin yürütülmesinde görev alacak sağlık personeli yetiştiriyor. Fen derslerinin yanı sıra öğrenciler kadın hastalıkları ve doğum, hasta bakımı ve epidemiyoloji gibi tıp dersleri alıyorlar. Mezunlar koruyucu sağlık hizmetlerinde, çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezlerinde, doğumevi ve hastanelerin doğum kliniklerinde çalışabiliyorlar.
Örnek tercih listeleri
TABLO -2 TM-3 Puanı : 515,958 Başarı Sırası : 1270
Tercih Yorumu: Belirli üniversiteler ve belirli bölümler seçilerek düzenlenmiş bir liste. Adayın başarı sırası bakımından yaklaştığımızda 3. sıradaki tercihinden itibaren sıraladığı programlara yerleşme olasılığı çok yüksek. Ancak dikkat edilirse vakıf üniversitelerinde burslu programlar ve sosyal bilimler ağırlıklı hukuk gibi programlar daha çok tercih edilmiş. Seçici bir yaklaşımla düzenlendiğini söyleye
biliriz listenin. Adayın 16. tercihinden sonrası ne olur ne olmaz düşüncesiyle ve garanti amacıyla seçilmiş programlar. Çünkü büyük bir olasılıkla 3. ile 10 sıradaki tercihleri arasında bir programa yerleşecektir.
Uzmandan öneriler
Celil Vardar (Final Eğitim Kurumları Rehberlik Koordinatörü) 
Okul türlerine göre sınav puan ortalamalarının hepsinde düşüş var. Tüm puan türlerinde geçen yıla göre 180 puan barajını geçerek tercih yapma hakkı elde eden aday sayılarında azalma göze çarpıyor. Bu verilere bakılınca sınav sistemi ikinci yılında adaylar tarafından daha iyi anlaşılmış. Yani herkes kendisiyle ilgili test ve puanlara daha çok yönelmiş.
Rektörlerden tercih tüyoları
"Ailenizin sosyo ekonomik durumunu da göz önüne alın"
Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç (Dicle Üniversitesi Rektörü)
Adaylar gerçekten hayli zor ve uzun bir yoldan geçerek tercih yapıyorlar. Mutlaka bir rehbere danışmalarını öneririm. Yapmaktan hoşlanacağınız meslekleri listenize yazın. Çünkü insanlar zevkle, isteyerek ve keyif alarak yaptıkları mesleklerde hem daha başarılı hem de daha üretken olurlar.
Üniversite ve özellikle de alan tercih ederken çok iyi araştırma yapın. Yaşadığımız çağda artık iletişim çok kolay olduğundan, seçilecek üniversite hakkında internet üzerinden bilgi alın, mümkünse o üniversiteye gidip bizzat görün. Tercih sayısı 24’ten 30’a yükseldi. Öncelikle girmek istediklerinizden en üst ve en alt puan dilimine göre fakülteleri sıralayın. Daha sonra ise, bu fakülte veya yüksek okulları inceleyin. Üniversitenin bulunduğu kent veya ilçenin konumu, seçilen bölümün iş imkânları, üniversitenin eğitim kadrosu, akademik karnesi, sosyal imkanları, uluslararası tanınmışlığı, yurtdışı bağlantıları, öğrenciye sunduğu staj ve uygulama imkanları, kütüphane ve laboratuar imkanları, öğrencinin üretkenliğinin artması için teknolojiyi ne ölçüde kullandığı, sağlık hizmetleri, bilimsel üretkenliği, topluma yaptığı hizmetler, spor, kültür ve sanat etkinliklerini dikkate alın. Ailenizin sosyo ekonomik durumunu göz ardı etmeyin. Kamuoyunda popüler olan belli başlı üniversite veya bölümlere yönelme gibi bir yanlışlığa düşmeyin.
Öğrenciden
"Yeni başlayan bir hayatın tanığı olmak müthiş bir duygu"
Özge Yüksel (İstanbul Bilim Üniversitesi Ebelik Bölümü 4. sınıf öğrencisi)
Seçeceğim kariyer konusunda düşünürken sağlık sektörünü tercih ettim. Aslında sağlık sektörü aileme ve yakın çevreme yabancı bir alandı. Ailemizde sağlık alanında çalışan tek kişi ablamdı. 8 yıl önce ebelik yüksekokulunu tercih ederek bana da yeni bir ufuk açmış oldu. Onun bölümünden memnuniyeti ve bana geri bildirimleriyle ben de bölüme sıcak bakmaya başlamıştım. Daha sonra kendi yaptığım araştırmalar sonucunda bu bölümün benim beklentilerimi karşılayacağına inandım. İnsanlık varolduğu sürece türün devamı için ebelik mesleği de varolacaktır. Dünya üzerinde- ki belki de en mucizevi olaya tanıklık eden ebeler çok önemli bir misyon üstlenmişlerdir. Hem annenin, hem de bebeğin sağlığı ebelerin sorumluluğundadır. Bu da ebelik mesleğini yüceltmektedir. Meslek hayatımız boyunca hayata yeni gözlerini açan bebeklerin ellerinden tutmak en büyük mutluluklarımızdandır. Yıllar içerisinde yeni başlayan birçok hayatın tanığı olacağım için heyecanlıyım. Gelecekte ebelik mesleği ile ilgi yasaların çıkartılarak mesleğimizin güçleneceğini umuyorum. Böylece mesleğimiz hak ettiği şekilde tanınarak çalışma alanlarında söz sahibi olacaktır. Bu mesleği seçecek arkadaşlarıma tavsiyem meslek hayatlarının her anlarını iyi değerlendirmeleri ve bu mutluluğun değerini iyi bilmeleridir. Çok az insanın sahip olabileceği anlar ebelik mesleğinin geneline yayılmıştır. Öğrenci arkadaşlarımız bunların farkına varmalıdır ve mesleğini benimsemelidirler.
"Türkiye’de fizyoterapistlerin önü açık"
Can Bereceli (Doğu Akadeniz Üniversitesi Fizyoterapi Bölümü 2.sınıf öğrencisi)
Fizyoterapi, son zamanlarda ülkemizde çok revaçta bir bölüm hâlini aldı. Büyük ölçüdeki puan artışı ile Tıp Fakültesi seviyelerine yaklaştı. Hatta adaylardan bazıları, önceliklerini Fizyoterapi olarak belirliyor ve bu tercihleri doğrultusunda üniversitelerini seçiyorlar. Benim bu mesleği tercih etmemde en büyük etkenler yaşadığım ilginç anılar olmuştur. 6 sene boyunca lisanslı olarak basketbol oynadığım zamanlarda sürekli sakatlıklar yaşadım. Sakat sakat oynamaya başlamıştım. İnternetten ilginç tedavi yöntemleri bulmaya başladım. Bu işe ilgim arttı. Daha sonra masaj tedavilerini araştırıp yakın çevreme uyguladığımda, onlardan gelen olumlu eleştirilerle bu mesleğin bana uygun olduğunu düşünmeye başladım. Fizyoterapistliğin çalışma koşullarını tek tek araştırdım ve kendimle özleştirdim. Bu işin artılarını eksilerini önüme liste hâlinde çıkardım ve düşünmeye başladım. 5 dakika sonunda kararım kesindi, ben artık fizyoterapist olacaktım ve bunun için elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Son yıllarda da artık Türkiye’de fizyoterapistlerin önü açılmış, gelir imkanları arttırılmış, diğer bütün gelişmiş ülkelerdeki çalışma haklarına sahip olmaları sağlanmıştır. Fizyoterapist olmak bir ayrıcalıktır, bu farkı ilerleyen zamanlarda daha iyi anlayacaksınız. Fizyoterapist maaşları şu an için çok iyi olabilir, ancak bu iş asla ve asla para için yapılacak bir iş değil. Tedaviler her zaman kısa süreli olmayabilir ya da kısa sürede her zaman istediğiniz sonuçları elde edemeyebilir, hedeflerinize ulaşamayabilirsiniz. Sabretmek, sabırla ve azimle çalışmak bu yüzden çok önemli. İnsanlarla iyi iletişime sahip, yardım etmekten hoşnut, sorumluluk sahibi, dikkatli, sabırlı, sevecen bireylerseniz fizyoterapi tam da size uygun bir meslek.
Tercihle ilgili merak ettikleriniz
YGS’de barajı aştım. Açıköğretim Maliye Bölümü’ne girebilir miyim?
- Tercihler nasıl ve nereden yapılacak? YGS’de 140 baraj puanını geçtikten sonra ön lisans ve Açıköğretim programlarını tercih edebilirsiniz. Açıköğretim Fakülteleri’nin kontenjansız programlarından Maliye-İşletmeİktisat-Kamu Yönetimi-ÇEKO gibi programları tercih edebilirsiniz. Tercihlerinizi 25 Temmuz ile 5 Ağustos arası bireysel olarak veya ÖSYM Başvuru Merkezi aracılığıyla yapabilirsiniz.
Anadolu Teknik Lisesi 4176-Bilişim Sistemleri mezunuyum. Geçen sene MTOK kontenjanlarının az olması ve sınırlı üniversitelerde olmasından dolayı tercihlerimi sınırlı tuttum. Bu sene ise 322 puan aldım. Acaba MTOK olarak hangi yerleri ve bölümleri yazabilirim? Bilgisayar Öğretmenliği’ni nerelerden başlayarak yazmam gerekir?
- Okuldan gelen ek puanlı puanım 388 (YGS-1) Danıştay Teknoloji Fakültelerine girişte YGS-1 puanı kullanılması uygulamasını iptal ettiği için bu yıl Teknoloji Fakültelerine MF-4 puanıyla öğrenci alınacak. Ancak bu fakültelerde meslek liseleri için özel kontanjanlar mevcut. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği programını YGS-1 puanıyla tercih edebilirsin.
Kıbrıs’taki üniversitelerin Türkiyedekilerle denklikleri hakkında bilgi sahibi olmak istiyorum. Diğer bir deyişle oradan aldığım diploma her yerde geçerliliğini koruyacak mı?
- Arzuladığım üniversiteler Girne Amerikan Üniversitesi ve Lefke Amerikan Üniversitesi. Tercihler kılavuzunda yer alan KKTC’deki üniversitelerin diplomaları YÖK tarafından denk sayılmaktadır. Bu yıl YÖK’ün aldığı kararla bu denklik sorunu tam olarak ortadan kalkmıştır. Gönül rahatlığıyla KKTC’deki üniversiteleri seçebilirsiniz.
Okul birincisi olmanın üniversiteye yerleşmede bir avantajı var mı?
- Evet. Okul birincisi olmuş bir aday, genel kontenjana ek olarak yükseköğretim programlarından okul birincileri için ayrılacak kontenjanlardan da yararlanabilecektir. Ancak okul birincileri için ayrılan kontenjanlar sınırlıdır. Bu nedenle tercihlerinin tümünü çok istenen programlar arasından yapan okul birincileri puanlarının yüksek olmaması durumunda hiçbir programa kayıt hakkı kazanamayabilirler.
Meslek seçiminde ortak nokta tıp ve hukuk oldu
Üniversiteye girişte sınavların nasıl yapılacağı, kriterlerin ne olacağı, üniversite kontenjanları ve yükseköğretime ilişkin daha birçok konuda karar yetkisine sahip olan YÖK’ün eski ve yeni üyeleri adaylara üniversite tercihlerini nasıl yapmaları gerektiği konusunda aydınlatıcı ipuçları ver di.
Geleceğin mesleklerinin neler olacağı, geçerliliğini yitirmeyen meslekler ve alanlar konusunda da Hürriyet aracılığıyla adaylara yol gösterdi. İşte eski ve yeni YÖK üyelerinin adaylara önerileri:
"Hiç ölmeyecek meslekler de var"
Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu (YÖK Üyesi)
Adaylar kendi puan türlerinde geçen senenin sonuçlarını ve başarı sıralarını dikkate alsınlar. Eğer yerleşmek istedikleri bölümü net olarak belirlemişlerse, tercihleri belliyse, sıralamaya göre tercih yapabilirler. Geçen yılla karşılaştırarak istedikleri üniversitenin istedikleri bölümüne göre sıralamaları göz önünde bulundursunlar. İstedikleri bölüme net olarak karar vermedilerse; tıp olmazsa, mühendislik, o olmazsa, bir başkası gibi bir netlik yoksa, dikkatli olmaları gerekir. İyi karar verip, iyi incelemeleri gerekir. Belli dönemlerde belli meslekler popüler oluyor ama hiç ölmeyen meslekler de var. Tıp, Mühendislik, Hukuk ve İktisat gibi alanlar ana disiplinlerdir. Diğer mesleklerin birçoğu bunlardan doğar. Bana sorarlarsa, ihtiyatlı olup, bu gibi temel alanlarda tercih yapmalarını öneririm.
"Heyecan duymadığınız mesleği tercih etmeyin"
Prof. Dr. Halis Ayhan (Eski YÖK Üyesi)
Tercihlerde en önemli şey öğrencinin yeteneğine göre meslek seçmesi. Eğer yeteneğine göre tercih etmek istediği yere bu yıl yerleşemeyecekse, bu şansını bir sonraki sene deneyebilir. Ama bir kişinin ömür boyu yapacağı mesleği kesinlike isteyerek tercih etmesi lazım. Heyecan d
uymayacak, zorla yapacaksa, tercih yapmasın. Adaylar bir yarış içerisinde ve burada başarı sırası da önemli tabii ki başarı sıralarını da dikkate alsınlar. Eğer hukuk istiyorsa ve hukuk için puanı yeterli değilse, siyasalı tercih edebilirler. Tıp istiyorsa ve buna da puanı yeterli değilse, buna yakın bir alan olan eczacılığı tercih edebilirler. Ama en önemlisi, YÖK’ün adaylara üniversite birinci sınıftan sonra tüm fakülteler için yatay geçiş hakkı tanıması. Eğer böyle olursa çocuk, hayali olan ancak üniversite sınavında yerleşemediği bir bölüme üniversite birinci sınıftan sonra geçebilme hakkını elde edebilir. Bence hiç geçerliliğini yitirmeyecek meslekler, insan unsurunun bulunduğu her dönemde; Tıp, Psikoloji, Sosyoloji. Diğer taraftan Eğitim Bilimleri, Okulöncesi Eğitimi Öğretmenliği, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon alanları, bilgisayar ve programcılıkta geçerli alanlar ve önemlerini yitirmeden devam edecekler.
Prof. Dr. Enver Hasanoğlu (Eski YÖK Üyesi)
Üniversite sadece bir eğitim değil, aynı zamanda kültürdür. Bir öğrenci mezun olduğu zaman kazanımlarının yüzde 50’sini üniversitesinden alıyorsa, yüzde 50’sini de çevresinden alır. Bu nedenle adayların tercih yaparken büyükşehirlerdeki üniversiteleri tercih etmelerinde yarar olduğunu düşünüyorum. Şu an revaçta olan meslekler Tıp ve Hukuk gibi alanlar. Ancak gelecekte; Bioteknoloji, Nanoteknoloji ve Genetik alanları çok daha fazla önem kazanacak. Özellikle önümüzdeki 20 yılı düşündüğümüzde adayların bu alanlara önem vermesinde yarar var diye düşünüyorum.
Esra KAYA
Tercihle ilgili merak ettikleriniz
Bu yıl tercih etmeyi düşündüğüm Anadolu Üniversitesi Sinema ve Televizyon, Basın Yayın ve Ege Üniversitesi Radyo Televizyon Bölümleri’nin diğer üniversitelere göre yeri nerede? İş bulma imkanım var mı? Akademik kariyer düşünüyorum. Bu konuda ne dersiniz?
- Akademik kariyer yapmak çok zor değil. Yabancı diliniz yeterli ise ve lisansüstü yapmak için girilmesi zorunlu olan ALES’te istenen puanları alabilirseniz akademik kariyer yapabilirsiniz. Yazdığınız bölüm ve üniversiteler oldukça iyi. Özellikle Anadolu Üniversitesi’nin alt yapısı çok güçlü olduğu için rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Kendinizi yetiştirirseniz çok rahat iş bulabilirsiniz. Bu bölümlerde iş bulmanın en iyi yollarından birisi de okurken staj yapmak ve çalışmaktır. Size önerim yaptığınız stajları çok önemseyin ve ciddiye alın.
Önlisans mezunuyum. Açıköğretim lisans programına yerleşmek istiyorum. Lisans barajını geçemedim. Açıköğetim lisans programı tercihi yapsam yerleşme durumum nedir?
- YGS’den 140 puan barajını geçtiyseniz AÖF’den tercih yapabilirsiniz. Eğer geçemediyseniz o zaman AÖF tercih hakkınız da yok demektir. Ayrıca ön lisans mezunu olduğunuzu söylüyorsunuz. Belirli ön lisans programlarını bitirenler sınava girmeksizin direkt olarak Açıköğretim Fakültesi’ne kayıt yaptırabiliyor. Örneğin; 2 yıllık Muhasebeyi bitirenler 4 yıllık İşletme ya da İktisat Bölümü’ne kayıt yaptırabiliyor. Ayrıntılı bilgiyi Açıköğretim Büroları’ndan öğrenebilirsiniz.
Tercihleri oluştururken puana mı yoksa başarı sırasına mı bakmak gerekiyor?
- Puan hesaplama katsayıları her yıl Türkiye soru çözüm ortalamalarına bağlı olarak değişmektedir. Dolayısıyla aynı sayıda soru çözen bir aday her yıl farklı bir puan alabilmektedir. Bu nedenle tercih yaparken bir önceki yıla ait taban puanlarla kıyaslama yapmak sağlıklı bir gösterge olmayabilir. ÖSYM, 2007’den itibaren yükseköğretim programlarının başarı sıralarını da kılavuzda yayımlamaya başladı. Ke
ndi başarı sıranızı yükseköğretim programlarının bir önceki yıla ait başarı sıraları ile karşılaştırmak en doğru yöntem olacaktır.
Tercihlerimi ÖSYM’ye gönderdikten sonra değişiklik yapmak mümkün mü?
- Tercih başvurusu süresi içinde değişiklik yapmak mümkündür.
Fen Bilimleri alanı mezunuyum. Ortak alandan TM puanımla tercih yapmak istiyorum. Hangi bölümleri tercih edersem puanım düşmez?
- TM puan türlerine göre öğrenci alan ve ortak alanınızda olan programlar: Ekonometri, Ekonomi, Ekonomi ve Finans, Ekonomi-Yönetim Bilimleri Programları, Felsefe, Felsefe Grubu Öğretmenliği, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı, İktisadi Programlar, İktisat, İşletme, İşletme Enformatiği, İşletme-Ekonomi, Küresel ve Uluslararası İlişkiler, Lojistik Yönetimi, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Sınıf Öğretmenliği, Tarım Ekonomisi, Uluslararası İktisat-İşletme Programlarıdır. Bu bölümleri tercih ettiğinizde, 0,15 AOBP’li puanınız dikkate alınacak yani
puanınız düşmeyecektir.
MESLEKLERİ TANIYALIM
Çalışacağınız ortamı dikkate alın
Eczacılık
Bu programın amacı ilaç hammadelerinin elde edilmesi, fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin incelenmesi, değerlendirilmesi, kaliteli ilaç üretimi ve ilaçların saklanması, kullanılması gibi konularda eğitim ve araştırma yapmaktır. Bu bölümü okumak isteyenlerin fen bilimlerine ve özellikle kimyaya ilgi duymaları, üst düzey akademik yetenek ve bilimsel meraka sahip olmaları gerekiyor. Eczacılar genellikle laboratuvar, eczane gibi ilaç kokularının yaygın olduğu kapalı yerlerde sürdürmeleri nedeniyle eczacı olmak isteyen birinin buna uygun çalışma ortamını dikkate alması gerekiyor.
Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası
Hacettepe Unv. 507.647 12.400
Atatürk Unv. 496.548 17.100
El, parmak becerisi gerektiriyor
Diş Hekimliği
Ağız ve diş sağlığının korunması, diş ve dişeti hastalıklarının tedavisi, diş ve çene ameliyatları ile takma diş yapımı konularında çalışacak diş hekimleri yetiştirmek ve bu alanda araştırma yapmak programın amaçlarının başında geliyor. Eğitim süresi 5 yıl olan programa girmek isteyenlerin fen derslerinde başarılı olmaları, eğitimin uygulamalı kısmı el ve parmak becerisi, uzay ilişkileri yeteneği ve estetik görüş gerektirdiğinden bu alanlarda yetenekli olmaları öneriliyor.
Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası
Hacettepe Unv. 514.106 9.950
Yüzüncü Yıl Unv. 502.709 14.500
UZMANDAN ÖNERİLER
Turgay Polat (Uğur Dershaneleri Genel Müdür Yardımcısı)
Bu yıl yapılan ÖSYM sınavlarının önceki yıllardan farklı olması nedeniyle sıralama ve puanlamada bir takım farklılıklar ortaya çıkmıştır. Puanlara bakarak bir değerlendirme yapmak yerine,”sıralama” bilgisi dikkate alınarak tercihte bulunmak adayların daha az hata yapmalarını sağlar. Bu nedenle: adaylar tercihlerini yaparken;
* Öncelikle istedikleri ve ilgi alanı olan fakülte/yüksekokulların bölümlerini tercih etmeli.
* Engelli/özürlü öğrenci adayları üniversitenin “engelsiz birimi” ile görüşerek tercihlerini buna göre yapmalı.
* Yabancı dille eğitim imkanlarını göz önünde bulundurmalı.
* Öğrencilere ilk defa bu yıl alan dışı tercih imkanları verildi. Öğrenciler alan dışı tercihlerinde alanlarının dışındaki temel dersleri ya az aldıkları ya da hiç almadıkları için, yapacakları alan dışı tercihlerinde üniversite eğitimleri sırasında yaşayacakları sıkıntıları göz önünde bulundurmalı.
* Tercih etmeyi düşündükleri üniversitenin mezunlarının, iş bulmada yaşadıkları deneyimler/sıkıntılar ön planda tutulmalı.
* Tercih yaparken sıralamada yüzde 50’lik +/- yanılma/kayma payını dikkate almalı. Yani ilk 5 bindeyse ilk 10 binlik sıraya kadar ya da 50 bininci sıradaysa yüz bininci sıraya kadar inebilecek bir yelpaze diliminde tercih yapmalı.
* Üniversitenin yurt dışı eğitim imkanlarını dikkate alın.
* Üniversite seçerken nelere dikkat etmeli?
* Öncelikle, okumak istediğiniz üniversiteleri belirleyin.
* Üniversiteyi seçerken fakültenin ve/veya yüksekokulun öğretim kadrosunu, üniversitenin deneyimini, laboratuar ve araştırma olanaklarını dikkate alın.
* Üniversitenin, eğitim/öğretimle ilgili olarak bilimsel alanda ve kamuoyunda kabul edilirliğini ön planda tutun.
* Seçtiğiniz üniversitenin mezunlarının iş bulmada tercih edilir olmasını düşünün.
* Üniversitenin konaklama (yurt) imkanlarını göz önünde bulundurun.
* “Boş kalmayayım da bir üniversiteye gireyim” düşüncesi yerine, mutlaka üniversitenin imkanları ve eğitim/araştırma politikasını ön planda değerlendirin.
* Eğitim-öğretim ve donanımlı çağdaş insan anlayışının tamamlayıcı unsuru kültür-sanat ve spor desteğidir. Bu nedenle üniversitelerin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerini de değerlendirmede özellikle göz önünde bulundurun.
ÖĞRENCİDEN
"Sağlık vazgeçilmez uzmanlık alanı"
Musa Akdoğan (Marmara Üniversitesi Eczacılık Öğrencisi)
Tercihinizi mutlaka bir uzman eşliğinde yapın. İlerde yapacağımız meslek tüm hayatımızı etkıyecektır. Nitekim ailemiz, çevremizdeki arkadaşlarımız, yakın akrabalarımız seçeceğimiz mesleğe göre hepsinin ayrı ayrı beklentileri olacaktır. Kimisi bizim maddi yardımımızdan, kimisi bilgilerimizden faydalanmak isteyecek. Kimisi derdini, üzüntüsünü anlatacak. Ama öncelikle kendimize bu mesleği ne için yapacağımızı, mutlu olup olmayacağımızı, insanlara faydamızı ve bu mesleği taşıyıp taşıyamamayacağımızı düşünmeliyiz. İlk kazandığım bölüm İnşaat Mühendisliği idi. Bu bölüme gittikten 1 ay sonra kaydımı sildirdim. 2 yıl hangi mesleği yapabileceğimi düşündüm. Daha sonra eczacı olmaya karar verdim. Aslında Tıp ve Diş Hekimliği de kafamı kurcaladı. Ama, toplumla en iç içe olan, onlara maddi manevi en yakın olan eczacılıkta karar kıldım.
Sağlık vazgeçilmez bir uzmanlık alanı. Her zaman gelişiyor ve gelişecek. Sağlık ve ilaç pazarı her sene kat kat büyüyor. Eczacılık sadece eczane açma anlamına gelmez. İlaç fabrikaları, üniversiteler, hastaneler, aile sağlığı merkezleri Ar-Ge laboratuvarları kimya sanayi ve daha birçok alanda çalışma imkanları var. Ülkemizde bir kriz olduğu amanlar bile yetkili merciler sağlık ve eğitim gibi tamel alanlardan kısıtlama yapamazlar. Bu yüzden eczacı olmayı ısrarla tavsiye ederim.
"İnsanlarla ilişki çok önemli"
Arda Özgön (İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Öğrencisi)
Küçüklüğümden beri fen derslerine meraklıydım, özellikle biyolojiye çok ilgiliydim. Bu nedenle Tıp ile Diş Hekimliği arasında uzun süre gidip geldim. Annem diş hekimi. Bu nedenle bu meslek bana uzak değil. Konuştuğum Tıp öğrencileri derslerin çok ağır olduğunu söylüyorlardı. Bu beni biraz tedirgin etti. Daha sonra 2 mesleğin de artı ve eksilerini bir kağıda yazdım. Sonunda Diş Hekimliği’nde kendime ayıracak daha çok zamanımın kalacağına karar verdim. Bu bölümde okumanın en büyük zorluğu malzemeler. Neredeyse her preklinik öncesi bütün sınıf diş depolarına akın ediyor. Bu durum zaman zaman ekonomik sıkıntılara neden olabiliyor. Fakat herkes malzemelere harcadığı parayı, mesleğe atıldığında çıkaracağını düşündüğü için pek şikayet olmuyor. En güzel yanı insanlara yardım edebilme, onların acılarına son verme imkanının olması. Mezun olduktan sonra kendi muayenehanenizi açabilir ya da hastanede çalışabilirsiniz. Mesleğin ekonomik getirisinin kötü olmadığını, bu meslekte insanlarla olan ilişkilerin çok önemli olduğunu da söylemeye gerek yok.
ÜNİVERSİTE YÖNETİCİLERİNİN TERCİH ÖNERİLERİ
"Aile de, okul da bazen adayları yanlış
yönlendirebiliyor"
Prof. Dr. Uğur Erdener (Hacettepe Üniversitesi Rektörü)
Ülkemizde gerek öğrencilerin gerek ailelerin odaklandıkları nokta üniversite sınavında alınabilecek puan ile öğrencinin yatkın olduğu alan türü. Öğrenciler lisenin başından itibaren Matematik, Fen veya Sosyal Bilimler gibi alan tercihleri, deneme sınavları, dershane koşturmaları ve üniversite sınavında alabileceklerini düşündükleri puana göre tercih yapmak üzerine yoğunlaşıyorlar. Bu da tercih ve buna bağlı olarak ilerideki meslekleri ve hayatları üzerinde çok kısıtlayıcı bir durum.
Birçok ilk ve ortaöğretim kurumu ve aile tercihleri doğru yönlendirme konusunda bilgiye sahip değil. Aile büyükleri ya kendi olmak isteyip olamadıkları veya toplumda onlara saygın gelen meslekler konusunda çocukları bilerek veya bilmeyerek zorlayıcı bir yönlendirme içine giriyor. Okul ve dershaneler ise gencin istekleri ve hayallerine ulaşmasını sağlayacak uzun yol yerine, şu ya da bu şekilde tabiri caiz ise “kapağı üniversiteye attıracak” garantili bir yönlendirmeye girerek, kendi başarılarını önemsiyorlar.
Gençler ise üniversiteye girebilme telaşı içinde sınava ve puanlara odaklandıklarının maalesef onda biri kadar kendilerine, isteklerine ve gelecek hayallerine odaklanamıyorlar. Eş, dost akraba çevresi, civarda mesleğinde başarılı tanıdıklar, arkadaş sohb
etleri ve yüzeysel internet bilgileri tercihlerde temel alınan ana referanslar halinde. Oysa bir gencin doğru bir tercih yapabilmesi için her şeyden önce kendisini çok iyi tanıması gerekiyor. Gençlerin kendileri ve seçecekleri alan ile ilgili fikirleri olgunlaşmaya başlayınca sıra o alandaki eğitimi en iyi nerede alabileceğini bulmasına geliyor. Bunun için de öncelikle o alana ilişkin hangi üniversitelerde bölümler var, müfredatları nedir öğrenmeleri lazım. Sadece müfredat da değil, üniversitenin olanaklarını da araştırması şart. Ayrıca öğretim kadrosu da çok önemli. Bunların yanında Avrupa ve diğer ülkeler ile değişim rogramları, bilimsel işbirlikleri, staj imkanları ve üniversitenin toplumdaki ve bilim dünyasındaki itibarına da dikkat etmeli. Ancak tüm bu faktörler birleştiğinde bilinçli bir tercih ve iyi bir üniversite eğitiminden bahsedilebilir.
ÖRNEK TERCİH LİSTELERİ

Tercih yorumu: Başarı sırası ilk 5000’lerde olan bir öğrencinin bu programlara girme şansı elbette yüksek. Sağlık Bilimleri ağırlıklı tercihlerinin arasına vakıf üniver-sitelerinin burslu programlarından Mühendislikleri de ekleyen bu aday listesine aldığı programları kendi istek ve koşullarına göre düzenlemiş. Devlet üniversitesi, vakıf üniversitesi farkı aramadan puanına güvendiği için, vakıf üniversitelerinin burslu programlarından seçimler yapmış. Sağlık Bilimleri ağırlıklı bir listede Bilgisayar Mühendisliği ve Endüstri Mühendisliği tercihlerinin yer alması ilk bakışta tuhaf görünebilir. Ancak adaylar bu konuda daha geniş bir yelpazede düşünüp karar vermek istiyorlar.
Matematik sorularının tamamını çözen aday sayısı bu yıl daha fazla
LYS sonuçlarının açıklanmasından sonra Final Eğitim Kurumları Rehberlik Koordinatörü Celil Vardar, şu analizi yaptı: Kız öğrenciler MF ve TM puan türlerinde erkek öğrencilere göre daha başarılı. Geçen yıllarda da kızlar daha başarılıydı. Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan ölçmelerde genel olarak kız öğrenciler daha başarılı.
Matematik testinde geçen yıl tüm soruları çözen 760 kişi bu yıl 1.124 kişi, testin soru çözüm ortalaması 14,7’den 15,9’a çıktı.
Geometri testini geçen yıl 3.310 , bu yıl 2.640 kişi tüm soruları çözdü. Ortalaması 10,8 iken 9,05 oldu.
Fizik testinde 2010’da tüm soruları 1736, Kimya’da 6.681, Biyoloji’de 993 kişi çözdü. 2011’de ise Fizik’te 224, Kimya’da 2.504, Biyoloji’de 522 kişi tüm soruları çözebildi.
Türk Dili ve Edebiyatı testinde geçen yıl 56 sorunun tamamını 56 kişi çözerken, bu yıl 56 sorunun tamamını çözen yok. Coğrafya-1 testinde 24 sorunun tamamına geçen yıl 296 kişi bu yıl ise 52 kişi doğru yanıt verdi.
Tarih testinde 44 sorunun tamamını geçen yıl 45, bu yıl 91 aday; Coğrafya-2 testinde 16 sorunun tamamını geçen yıl 2.200, bu yıl ise 219 aday doğru cevap verdi. Felsefe grubu testinde geçen yıl 30 sorunun tamamını çözen yoktu. Bu yıl 1 aday tüm soruları doğru yanıtladı.
Öğrenciden
"Ekonomik getirisi iyi kariyer fırsatı da var"
Hebun Dinçer (Üniversite adayı)
Ben tercihimi hukuktan yana yapmayı düşünüyorum. Realist olmak gerekirse hukuk, hem ekonomik getirisi olan hem de günümüzün iyi bir kariyer fırsatı sunan cazip bölümlerden biri. İyi bir mesleğin gelişime, araştırmaya ve öğrenmeye açık olması gerektiğini düşünüyorum. Hukuk bu sebeplerden ötürü benim için tatmin edici bir bölüm.
Hukuk Bölümü, vakıf ya da devlet benim ilk tercihim olacak. Hukuk, her ne kadar klişe bir tercih olarak gözükse de bunu hukukçuların sayısının çokluğuna dayanarak söylüyorum- geçerliliğini koruyan bir meslektir. Hukuk araştırmayı, yeni bilgiler öğrenmeyi ve kendini geliştirmeyi gerektiren bir bölümdür.
Tüm bunlar yapıldığı takdirde mesleğin getirisinin de çok olacağını düşünüyorum. Hukuk’u tercih edecek arkadaşların sürekli okumayı ve araştırmayı seven kişiler olmaları da gelecekte mesleği iyi yapabilmeleri açısından büyük önem taşır. Gelecek sene bu mesleği tercih etmeyi düşünen arkadaşlara bölümün TM-2 de olduğunu hatırlatarak bu puanlama sisteminin derslere olan dağılımına dikkat etmelerini öneririm. Zira bu yeni sistemde istediğimiz bölümün ağırlıklı olduğu derse önem vermek gerekmektedir.(Örneğin; hukukta matematik ve edebiyat önemidir.)
"Ailem ve öğretmenimin etkisiyle bu bölümü seçtim"
Ozan Mersin (Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü 2. sınıf öğrencisi)
Lisedeyken hedefim Coğrafya bölümünde okumaktı. Çocukluğumdan beri bu alana özel bir ilgim vardı. Lise son sınıfta aldığım puan istediğim bölüme girmeme yetmiyordu. Bir yıl daha hazırlanmaya karar verdim. ÖSS’ye tekrar girdim ve az bir puan farkıyla yine başarılı olamadım. Kendimi hem fiziksel hem de zihinsel olarak bir daha üniversite sınavına hazırlanacak kadar yeterli bulmuyordum ve karar vermem gerekiyordu. Bu süreçte ailem destek verdi. Coğrafyayı istemediler ve beni uluslararası alanda geçerliliği olan bu bölüme yönlendirdiler. Bireysel yeteneklerimin bunun gibi bölümlerde etkili olabileceğini düşünüyorlardı. Bunun üzerine Türkçe-Matematik alanından tercih yaptım. Şu an okuduğum bölümü kazandım. Rehber öğretmenim bu bölümü yazmamda etkili oldu.
Bir yıl hazırlık okudum. Sözel’den mezun oldum ve Türkçe-Matematik alanından tercih yaptığım için bazı sıkıntılar yaşayabileceğimi düşündüm. Ders kataloğuna baktığımda sayısal derslerin az olduğunu gördüm. Şu ana kadar herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Bu bölümü seçecek olan üniversite adaylarının siyasete meraklı olmaları ve siyasal analiz yeteneğine sahip olmaları gerekir. Çünkü derslerimizin çok büyük bir bölümü siyaset bilimi ile ortak.
Tercihle ilgili merak ettikleriniz
Bu yıl YGS ve DGS’ye girdim. YGS puanıyla Açıköğretim lisans bölümlerinden Halkla İlişkiler Bölümü’nü tercih etmek istiyorum. Fakat Dikey Geçiş Sınavı ile de örgün öğretim veren bir üniversiteye çok büyük ihtimalle yerleşeceğim. LYS tercihleri DGS’den önce yapılacak. Eğer ben YGS puanımla Açıköğretim Fakültesi’nde lisans eğitimi veren bir bölümü tercih edip yerleşirsem DGS ile örgün öğretim veren bir üniversiteye yerleşmeme engel olur mu?
- Dikey Geçiş Sınavı ile bir örgün öğretim programına yerleştirildikten sonra bu programın dışında bir Açıköğretim programına ikinci üniversite olarak kaydınızı yaptırabilir ve okuyabilirsiniz.
2 yıllık sınavsız geçiş hakkımı kullanarak ÖSYM’ye dahil oldum. 2 yıllık bir yerde okumak istiyorum. Açıköğretim ya da İkinci Öğretim de olabilir. Çünkü, çalışıyorum. Bölüm farketmez. Sadece işimi engellemeden okumak istiyorum. Ne yapabilirim?
- Ön lisans programlarından birine sınavsız geçişle kayıt yaptırabilirsiniz. Açıköğretim Fakültesi ön lisans programlarına kendi alanınız ile ilgili olmayan bir bölümü tercih edebilir ve devam etme zorunluluğu olmadan aynı anda iki programı da bitirebilirsiniz. Sadece sınavsız geçişe başvurup YGS’ye girmemişseniz mutlaka önce sınavsız geçişten yararlanarak bir programa yerleşebilirsiniz, ancak ondan sonra ikinci bir programa kayıt yaptırabilirsiniz.
Klasik mesleklerin dışında gelecekte umut vaat eden, ülkemizin imkânlarının elverişli olduğu meslekler, bölümler hangileri? Üstü tozlu altın meslekler neler? Bu konuda yardımlarınızı bekliyorum.
- Dünyadaki ve ülkemizdeki gelişim perspektiflerini dikkate aldığımızda sizin de belirttiğiniz gibi klasik mesleklerin dışında önümüzdeki süreçlerde uluslararası ticaret, sosyal hizmetler, yazılım mühendisliği, iç mimarlık, gastronomi, yaşlılık bakımı, mekatronik gibi programların öne çıkacağını tahmin etmek mümkün.
Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nün önü açık mı? Yeditepe gibi bir okulda diyetisyenlik okunur mu?(Puanım oraya yetecek gibi görünüyor da)
- Beslenme ve Diyetetik Programının amacı beslenme ve besinlerle ilgili bilimsel ilkelerin, sağlığın korunması ve hastalıkların iyileştirilmesi çalışmalarının uygulanması, beslenme sorunları ve bu sorunlara yönelik araştırma yapmak. Diyetisyenlik ülkemizde yeni gelişen meslek dalıdır. Mezunların yemek verilen tüm okullarda, sosyal hizmet kurumlarında, hastanelerde, kreşlerde iş bulma şansları vardır. Yeditepe Üniversitesi’ne gelince, vakıf üniversitelerinde öğrenim ücretlidir. Bu nedenle maddi yönünü de düşünmek gerekir, karar senin.
Bu yıl üniversite sınavına giren oğlum tercih yapıp bir yere yerleşirse ve kayıt yaptırmazsa ek yerleştirmeden yararlanabilir mi? Yoksa ek yerleştirmeden yararlanabilmesi için hiçbir yeri kazanamamış olması mı gerekiyor?
- Ek yerleştirmeden hiçbiryere yerleşememiş olanlar faydalanabilir.
Örnek tercih listeleri
Tercih yorumu: Tamamen adayın istediği üniversitelerden ve bölümlerden oluşan bir tercih listesidir. İstek sırasına göre bir sıralama yapmış.
Aday ilk tercihlerine başarı sırasına bakmaksızın ideali olan Psikoloji ile Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümlerini yazmış. Kendi başarı sırasının üstünde olan bölümlerin yanında kendi başarı sırasının altında yer alan üniversitelere de yer vermiş. Adayın bazı tercihleri bir önceki tercihe göre daha yüksek bir başarı sırasına sahiptir. Kazanma olasılığı açısından tercihlerin bu şekilde sıralanmasında sakınca yok. İstek sırasına uygun yazılması önemlidir
Y-TM-3 Başarı sırası: 45.678
Üniversite adı Bölüm adı Başarı sırası
Hacettepe Üniv. Psikoloji 360
İstanbul Üniv. Psikoloji 8160
Ege Üniv. Psikoloji 9640
Uludağ Üniv. Psikoloji 11.500
Dokuz Eylül Üniv. Reh. ve Ps.Dan. 11.400
Ege Üniv. Reh. ve Ps.Dan. 11.500
Uludağ Üniv. Reh. ve Ps.Dan. 11.800
Marmara Üniv. Sosyoloji (İng) 31.300
M. Sinan Güz. San. Üniv. Sosyoloji 54.900
Hacettepe Üniver. Sosyoloji 45.200
İstanbul Üniv. Sosyoloji 43.000
Ege Üniv. Sosyoloji 58.000
Anadolu Üniv. Sosyoloji 68.600
Uludağ Üniv. Sosyoloji 64.600
İstanbul Üniv. Felsefe 75.000
Hacettepe Üniv. Felsefe 72.600
Ege Üniv. Felsefe 101.000
Gazi Üniv. Felsefe 110.000
Uludağ Üniv. Felsefe 133.000
Uzmandan öneriler
Cihan Yeşilyurt (Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü)
2011 yılının adaylar için şanslı bir yıl olduğunu düşünüyorum. Kılavuz incelendiğinde çok sayıda devlet ve vakıf üniversitesinin açıldığı göze çarpıyor. 2007 yılında her 9 adaydan biri 4 yıllık bir üniversiteye yerleşirken, bu yıl her 3 adaydan biri 4 yıllık bir bölüme yerleşebiliyor. Adaylar bu şansı değerlendirmek istiyorsa iyi araştırma yapmalı ve kılavuzu dikkatli incelemeli. Özellikle TM ve TS puan türlerine göre tercihte bulunacaklar geniş bir aralıktan tercihlerini oluşturmalı. Örneğin 50 bininci olan bir aday, isterse 10 binden başlayarak tercihlerini oluşturabilir. Ancak son tercihlerinde dikkatli olmalı ve kendi başarı sırasının oldukça altına, örneğin 50 bininci ise 80 bine kadar tercih yapmalı. Bu durum belki bazı adaylar için abartılı gelse de, geçen yıl çok sürpriz yerleşmeler olduğunu ve aynı durumun bu yıl da tekrarlanabileceğini unutmamalılar. Vakıf üniversitelerine karşı eskisi gibi önyargı bulunmuyor. Şu anda 100 devlet üniversitesi varsa 70’e yakın da vakıf üniversitesi. Vakıf üniversitelerinin burs koşulları her geçen yıl öğrencilerin lehine daha da iyileştiriliyor. Adayların burs koşullarını araştırmalarında yarar var. Ayrıca kontenjan artışı özellikle vakıf üniversitelerinin yüzde 50 burslu programlarında sürpriz yerleşmelere yol açabilir. 2011 tercih dönemi geçen yıla göre daha düzenli geçeceğe benziyor. Programların başarı sıralarının belli olması ve ÖSYM’nin 2011 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nu önceden yayımlaması adayların işlerini kolaylaştırdı. Geçen yıl yaşanan karmaşa bu yıl yaşanmayacak ve daha sağlıklı bir tercih dönemi geçirilmesini sağlayacaktır.
Rektörlerden tercih tüyoları
"Meslekleri iyi araştırın"
Prof. Dr.Alper Akınoğlu (Çukurova Üniversitesi Rektörü)
Üniversite sınavları öğrencinin gelecekteki yaşamını şekillendirebilecek bir etkiye sahiptir. Çünkü öğrenci gelecek yaşamından ne bekliyorsa onu elde etmede kullanacağı aracı seçmek durumuyla karşı karşıya olduğunu hisseder ve bu durum onu kaygılandırır. İnsanlar kararlarını sadece kendi isteklerine göre almazlar. Yakın çevresinden başlayarak uzak çevreye kadar kararlarının nasıl algılanacağını da düşünürler. Bu nedenle öğrenciler de tercih edecekleri meslek alanının çevreleri, özellikle aileleri ve arkadaşları tarafından hoş karşılanıp karşılanmayacağını da hesaba katarlar.
Bu kaotik durumdan kurtulmanın en etkili yöntemi öğrencinin yaşamdan ne beklediğini yanıtlayabilmesidir. Mesleki karar verme ya da tercih yapma aslında öğrencinin kendi yaşam amacına ulaşmasını kolaylaştıracak aracı seçme işidir. Öğrencilere önerim öncelikle yaşamlarından ne beklediklerini belirlemeleridir. Bunun içinde ilgilendikleri meslek alanlarının ne ile uğraştığını, hangi araçları kullandığını, ilerleme olanağının olup olmadığını, kazanç durumlarını, farklı çalışma alanlarını, çalışma ortamlarını, hangi yollarla eleman aldıklarını öğrenmeye çalışsınlar.
Meslek araçtır yaşam amacı değil
Öğrenciler mesleki tercihlerini yaparken elde ettikleri puanı değil sıralamalarını kullanmalıdırlar. Puanlar bir önceki yıla göre değişiklik gösterebilir. Ancak sıralamalar pek değişiklik göstermezler. Çünkü sıralamalar meslek alanlarına ve üniversitelere olan taleple bağlantılıdır. Belirli yıllarda veya dönemlerde belirli meslek alanları bazen değişiklik gösterebilirler. Bazen daha çok talep edilebilir, bazen talepleri azalabilir. Ancak genelde pek değişiklik olmaz. Öğrenciler hangi meslek alnında okumak istediklerini dikkate almalı, sonrada elde ettikleri dereceye bakmalı. İsteğiyle derecesi arasında kalırsa tercihini isteği doğrultusunda kullanmasını tavsiye ederim. Çünkü meslek insanın yaşamı boyunca icra edeceği bir etkinliktir. Her gün yapılacak olan işten zevk almak, yararlı ve verimli olmayı sağlayabilir. Aksi halde kişinin kendisi için de çevresi için de eziyet olabilir. Unutulmasın ki meslekler veya iş bir araçtır, yaşam amacı değildir.
Meslekleri tanıyalım
En az bir yabancı dili iyi bilenlerin tercihi: Uluslararası İlişkiler
Uluslararası sistemin tarihi, geçirdiği evreler, sistemin ekonomik, siyasi, hukuksal yapısı ve işleyişi, uluslararası sistemi oluşturan devletlerin birbiri ile olan ilişkileri ve Türkiye’nin bu sistem içindeki yeri ve ilişkileri konularında eğitim ve araştırma yapılır. Bu alanı tercih edeceklerin düşüncelerini söz ve yazı ile en etkin biçimde iletebilen, tarih, sosyoloji, psikoloji, hukuk, ekonomi alanlarına ilgi duyan, en az bir yabancı dili iyi bilen, insan ilişkilerinde başarılı kimseler olmaları gerekiyor.
İkna ve sezilerinize güveniyorsanız: Hukuk
Bu bölümde toplumda bireylerin birbirleri ve devletle ilişkilerini düzenleyen yasaların uygulanması sırasında ortaya çıkacak anlaşmazlıkların çözümü konusunda çalışacak hukukçular yetiştiriliyor ve bu alanda araştırma yapılıyor. Bu bölümde başarılı olmak için öğrencinin lisede aldığı Felsefe ve Türkçe derslerinde başarılı olması bekleniyor. Bu bölümü seçeceklerin ikna gücü, sağlam bir mantık ve seziye sahip olmaları bekleniyor.
Uluslararası İlişkiler
Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası
Galatasaray 508.275 2520
Ahi Evran (İ.Ö.) 341.343 198.000
Hukuk
Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası
Galatasaray 554.510 213
Erzincan 460.012 15.600